Journals / Turkish Journal of Gastroenterology / 2006 / Cilt: 17 - Sayı: 2
Tedaviye dirençli pediatrik Crohn hastalığında Infliksimab tedavisi: Olgu sunumu
- Pages
- 133–136
- DOI
- —
Abstract
Infliximab is a monoclonal antibody that targets TNF-α and has been shown to be effective for the management of steroid-dependent or refractory Crohn’s disease. It is an effective therapy in adult patients, but experience in children is limited. We report a case of Crohn’s disease which was refractory to the conventional treatment. A 14-year-old boy was admitted to the hospital with arthralgia and oral and perianal lesions. On physical examination his body weight was below the 3rd percentile, and height was between the 3rd-10th percentiles. He had elevated erythrocyte sedimentation rate and C-reactive protein and decreased hemoglobin, hematocrit and albumin levels. Barium enema and computerized abdominal tomography revealed a markedly distended small bowel with a narrowed area just above the ileocecal valve and terminal ileum. There was no mucosal pathology in his colonoscopic study. A regimen of prednisolone was begun with a diagnosis of Crohn’s disease. In the first month of therapy the patient experienced progressive worsening of his symptoms, and azathioprine was added to the treatment in the second month. As he had exacerbation of his symptoms and worsening laboratory tests, infliximab infusions (5 mg/kg/d) were administered intravenously (at 0, 2 and 6 weeks) at the end of the 8th week. At the 6th week of treatment including two infusions of infliximab at 0 and 2 weeks, clinical and laboratory response occurred. The only side effect of the treatment was pneumonia, which was seen after the 6th week of the therapy. In conclusion, infliximab appears to be an effective and safe therapy for childhood refractory Crohn’s disease.
Özet
İnfliksimab, steroide bağımlı veya tedaviye dirençli Crohn hastalığı nın tedavisinde etkili, TNF-α inhibitörü olarak rol oynayan bir monoklonal antikordur. Erişkinlerde tedavideki etkinliğ i kabul edilmesine karşın, çocukluk çağında kullanımı sınırlıdır. Konvansiyonel tedaviye yanıtsız Crohn hastalığı tanılı bir olgu sunulmaktadır. Artralji, ağız ve perianal bölgede lezyonlar nedeni ile hastanemize başvuran ondört yaşında erkek olgunun fizik bakısında ağırlığı %3'ün altında, boyu %3-10 bulundu. Eritrosit sedimentasyon hızı ve C-reaktif protein düzeyi yüksek; hemoglobin, hematokrit ve albümin düzeyleri ise düşük saptandı. Baryumlu kolon grafisi ve bilgisayarlı karın tomografisinde ileoçekal valv ve terminal ileumun üzerinde kalan bölgede darlık ve bu bölgenin proksimalinde incebarsak segmentlerinde genişleme belirlendi. Kolonoskopik değerlendirmede mukozal patoloji saptanmadı. Crohn hastalığı tanısı alan olguya prednizolon tedavisi başlandı. Tedavinin birinci ayında klinik bulguların giderek ilerlemesi üzerine, ikinci ayda tedaviye azatiopürin eklendi. İzlemde, hastalığın klinik ve laboratuvar bulgularının alevlenme göstermesi üzerine, tedavinin 8. haftasının sonunda infliksimab infüzyonu (5mg/kg/g) başlandı (0,2 ve 6. haftalarda). İnşiksimabın 0 ve 2. haftalarda uygulanan iki infüzyonunun ardından, tedavinin 6. haftasında klinik ve laboratuvar yanıta ulaşıldı. Altıncı haftada saptanan pnömoni dışında, tedaviye bağlı yan etki gözlenmedi. Sonuç olarak, infliksimab tedavisinin çocuklukta tedaviye dirençli Crohn hastalığında etkili ve güvenli bir tedavi olduğu düşünülmektedir.