Journals / Turkish Journal of Gastroenterology / 2011 / Cilt: 22 - Sayı: 3

Türkiye’de erken mide kanseri tanısında yeterli miyiz?

Do we adequately diagnose early gastric cancer in Turkey

Pages
255–259
DOI
—

Abstract

Background/aims: Late diagnosis of patients with advanced gastric cancer is due to late admission of patients or overlooked early gastric cancers in early endoscopies. We retrospectively evaluated gastroscopic results in our clinic over 9 years and assessed outcomes of all patients diagnosed and treated for gastric cancers, including early gastric cancers. Materials and Methods: We retrospectively evaluated all gastroscopic reports in our hospital between January 2000 and January 2009, dividing these patients into two time periods: 2000–2004 and 2005–2009. For all patients with early gastric cancers, we assessed age, gender, macroscopic tumor type, location in the stomach, type of surgery, histopathological verification of the tumor, lymph node involvement and general patient condition. Results: Of the 37,768 patients who underwent gastroscopy, 3.53% (536 patients) during 2000–2004 and 4.3% (973 patients) during 2005–2009 were diagnosed with gastric cancer. During these two time periods, 21 (3.91%) and 61 (6.26%), respectively, of the patients who underwent radical surgical intervention were diagnosed with histopathologically proven early gastric cancers. Conclusion: The rate of early gastric cancers among patients with gastric cancer was lower in Turkey than in western countries and Japan. As in other western countries, screening endoscopy is not feasible in Turkey. The use of chromoendoscopy and magnified endoscopy, particularly in patients with alarm symptoms and in risk groups, may increase the rate of early diagnosis.

Özet

Amaç: İleri evre mide kanseri, genellikle erken evre mide kanserli olguların endoskopide gözden kaçması veya hastaların geç gelmesi nedeni ile olmaktadır. Hastanemizde 9 yıl süresince endoskopik olarak tanısı konulmuş ve cerrahi tedavileri yapılmış erken veya geç yakalanmış mide kanserli olguları retrospektif olarak değerlendirmek istedik. Metod: Ocak-2000 tarihinden başlayarak Ocak-2009 tarihine kadar hastanemizde yapılan tüm gastroskopilerin raporlarına digital arşivden ulaşıldı. Çalışmada olgular 2000-2005 ve 2005-2009 tarihleri olarak iki bölüme ayrılarak incelendi. Bu dosyalardaki veriler doğrultusunda hastanemizde yapı lan toplam gastroskopi sayısı, toplam endoskopik mide kanseri tanısı, patolojik tanısı mide kanseri olan toplam hasta sayısı, toplam erken ve ileri evre mide kanserleri sayısı, toplam inoperabl mide kanseri sayısı, toplam laparotomi sayısı, erken mide kanseri tanısı alan hastaların yaşı, cinsiyeti, tümörün makroskopik tipi, tümörün histolojik tipi, lenf nodu tutulumu, midede yerleşim yeri, yapılan ameliyat, hastaların yaşam durumları incelendi ve kaydedildi. Bulgular: 2000-2005 yıllarında yapılan toplam 15.174 gastroskopik incelemede, 536 (%3.53) hastaya, 2005-2009 yıllarında yapılan 22.594 gastroskopik incelemede de toplam 973 (%4.30) hastaya mide kanseri tanısı konulmuştur. Toplamda 1509 hastanın 503’ü inoperabl mide kanseri kabul edilmiş, medikal tedavi amacıyla onkolojiye yönlendirilmiştir. Kalan 1006 hastaya laparatomi ve/veya gastrektomi yapılmıştır. Laparatomi yapılanların 61’inde (%5.4) patolojik olarak erken mide kanseri saptanmıştır. Sonuç: Gastrik kanserli hastalar arasında erken mide kanseri olan olgu sayımız, Japonya ve diğer batılı ülkelerden daha az olarak bulunmuştur. Birçok batılı ülkede olduğu gibi tarama endoskopileri ülkemizde de maliyetli olmaktadır. Ancak alarm semptomları olan hastalarda boyama endoskopileri ve magnifiye endoskopi kullanılması erken mide kanseri tespit oranını yükseltecektir.