Journals / Turkish Journal of Gastroenterology / 1999 / Cilt: 10 - Sayı: 4
The significance of fine needle aspiration biopsy in diagnosis of pancreatic lesions
- Pages
- 367–371
- DOI
- —
Abstract
Fine needle aspiration biopsy (FNAB) has a diagnostic value of nearly 100 % in the discrimination of malignant and benign pancreatic lesions identified by radiologic methods. This study evaluated the results of cases in which ultrasound (US) guided percutaneous FNAB had been performed during the previous three years. One hundred and one FNABs taken from 86 patients at Uludağ University Faculty of Medicine Department of Gastroenterology and Radiology are included, 46 (53.4%) of which were diagnosed as malignant. Among the malignant cases, 31 (67.3%) were male, 15 (32.7%) were female and the M/F ratio was 2.06. Age ranged between 28 and 88 years and the mean age was 58.5 years. Nucleomegalia, nuclear prominence, nuclear membrane irregularities, nuclear crow-ding, anisonucleosis, necrosis and mitosis were accepted and evaluated as the criteria of malignancy. Thirty nine of the malignant cases were adenocarcinoma, asinic cell carcinoma, 2 small cell carcinoma (one of them being lung as the primary), 1 anaplastic large cell carcinoma, 1 islet cell carcinoma and 1 non-Hodgkin lymphoma. The localization of the tumour was head of the pancreas in 36 cases (78.3 %), corpus in 8 (17.4%) and tail in 2 (4.3%). The material was insufficient for diagnosis in 18 cases (17.8%). In 21 of the cases, normal pancreatic cells were observed. There were 11 acute pancreatitis (10.9%) and 5 chronic pancreatitis (4.9 %) We concluded that US guided FNAB is a very easily performed and reliable method of diagnosing pancreatic malignancies.
Özet
Pankreas lezyonlarının tanısında radyolojik yöntemlerle saptanan kitlelerin malign ya da benign olarak ayrımında ince iğne aspirasyon biyopsisinin (İİAB) tanı değeri %100'lere yaklaşmaktadır. Bizde son üç yılda pankreasta malignite ön tanısı ile ultrasonografi (US) rehberliğinde perkutan İİAB uygulanan olguların sonuçlarını değerlendirmeyi amaçladık. Çalışmada 1996-1998 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı ve Radyoloji Anabilim Dalı'nda 86 hastaya yapılan 101 İİAB sonucunda 46 olguda (%53,4) malignite tanısı mevcuttu. Malign olguların 31'i (%67,3) erkek, 15'i (%32,7) kadın olup, erkek/kadın oranı 2,06 idi. Olgularda en düşük yaş 28, en yüksek yaş 88 ve ortalama yaş 58,5 olarak bulundu. Malign olguların de¤erlendirilmesinde malignite kriterleri olarak hücrelerdeki; nükleus büyümesi, nükleol belirginleşmesi, nükleus konturlarında düzensizlik, nükleer kalabalıklaşma, anizonükleozis, nekroz ve mitoz esas alınmıştır. Malign olguların 39'u adenokarsinoma, ikisi asiner hücreli karsinoma, ikisi küçük hücreli karsinoma (bir olgunun primeri akciğer), biri anaplastik büyük hücreli karsinoma, biri adacık hücreli karsinoma ve biri non Hodgkin büyük hücreli lenfoma idi. Tümör lokalizasyonu 36 olguda (% 78,3) pankreas başı, 8 olguda (% 17,4), gövde ve 2 olguda (% 4,3) kuyruk bölgesindeydi. 18 olguda (% 17,8) tanı için yetersiz materyal saptanırken, 21 olguda (% 20,8) normal pankreas hücreleri görülmüş, 11 olgu (% 10,9) akut pankreatit, 5 olgu ise (% 4,9) kronik pankreatit olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak pankreasa ait malignitelerin tanısında US eşliğinde yapılan İİAB'sinin oldukça kolay uygulanabilen ve güvenilir bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır.