Journals / Turkish Journal of Gastroenterology / 2004 / Cilt: 15 - Sayı: 4

Hidatid akut pankreatit

Hydatid acute pancreatitis

Pages
229–232
DOI
—

Abstract

Background/aims: Hydatid acute pancreatitis is a rare condition, mostly reported as case presentations. Methods: A series of eight patients with hydatid acute pancreatitis, referred between January 1990 and January 2003, are reported. All patients presented acute pancreatitis confirmed with clinical presentation, radiologic examination and laboratory findings. All patients had elevated levels of blood amylase value (more than 500 U/L). Five patients (62%) had high bilirubin levels (2.1 to 3.4 mg/dl) during the initial hospitalization. Computed tomography findings revealed acute pancreatitis in four patients; two had associated pseudocyst formation. Results: Endoscopic retrograde cholangiopancreatography was performed on all patients and revealed hydatid cystic material in the common bile duct secondary to cystobiliary rupture in all patients. All patients underwent endoscopic sphincterotomy that was performed after dilatation with extractor balloon, and hydatid material was removed in all. Six patients were operated on after the initial episode subsided. Drainage of the cyst, appropriate cavity management and T-tube drainage of the common bile duct was employed in all patients to control bile leakage after the operation. Scolices and hydatid membrane were detected during common bile duct exploration in all patients due to presentation of cystobiliary rupture. There was no mortality. Postoperative pulmonary infection and wound infection were encountered in one patient each. During two to 13 years’ follow-up, one patient developed recurrent hydatid disease. Recurrent pancreatitis did not occur. Conclusions: Hydatid acute pancreatitis is a rare condition. However, it should be remembered in patients with abdominal pain, especially in endemic areas.

Özet

Amaç: Hidatid akut pankreatit çoğunlukla olgu sunumları olarak literatürde yer almış nadir rastlanılan bir klinik tablodur. Yöntem: Ocak 1990 ile Ocak 2003 tarihleri arasında hidatid akut pankreatit nedeniyle tedavi edilmiş sekiz olgu değerlendirilmiştir. Tüm hastalarda ilk klinik başvuru anında klinik bulgular, radyolojik inceleme yöntemleri ve laboratuar bulgularıyla desteklenen akut pankreatit tablosu mevcuttu. Tüm olgularda başvuru anında yapılan incelemede kan amilaz değerlerinin yüksek olduğu izlendi (500 U/lt üzerinde). İlk yatış anında beş olguda (%62) yüksek bilüribin düzeyleri (2.1-3.4 mg/dL) mevcuttu. Dört olguda bilgisayarlı tomografik incelemede akut pankreatit izlenirken beraberinde iki olguda psodokist formasyonu izlendi. Bulgular: Tüm olgulara endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi uygulanırken, tüm olgularda dış safra yollarında hidatid materyal varlığı saptandı. Tüm hastalarda ekstraktör balonu ile dilatasyon sonrası hidatid materyal safra yollarından temizlenirken,tüm olgularda endoskopik sfinkterotomi uygulandı. Altı olgu ilk girişim sonrası operasyona alınarak cerrahi girişim uygulandı. Opere edilen tüm olgularda kist drenajı, kaviteye yönelik olarak girişim ve postoperatif safra yolu kontrolünü düşünülerek koledoğa T-drenaj cerrahi prosedür olarak uygulandı. Opere edilen altı olguda da koledok içinde devam etmekte olan kisto-bilier fistüle ikincil mevcut kist hidatik membranları ve skoleksler saptandı. Mortalite izlenmedi. Bir olguda postoperatif pulmoner enfeksiyon ve yara yeri enfeksiyonu gelişti. 2 ila 13 yıllık izlem süresi aralığında sadece bir olguda kist hidatid nüksü izlendi. Pankreatit kliniğinde rekürrens gözlenmedi. Sonuç: Hidatid akut pankreatit nadir rastlanılan bir klinik tablodur. Ancak beraberinde özellikle endemik bölgelerde karın ağrısı ile gelen olgularda akılda tutulması gereklidir.

Keywords: Pankreatit,Kolanjiyopankreatografi, endoskopik retrograd