Journals / Turkish Journal of Gastroenterology / 2008 / Cilt: 19 - Sayı: 2
Obez çocuklarda alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı ile ilişkili faktörler
- Pages
- 85–91
- DOI
- —
Abstract
Background/aims: The incidence of non-alcoholic fatty liver disease has been increasing parallel to obesity in the pediatric age group. This study aimed to analyze the factors that are related to non-alcoholic fatty liver disease in obese children. Methods: 101 obese children and 68 non-obese controls were included in the study. Liver steatosis was investigated by ultrasonography. The subjects were divided into three groups: 53 obese patients with fatty liver (Group I), 48 obese patients without steatosis (Group II), and 68 controls without steatosis (Group III). Group I was further divided into those with Grade 1 steatosis (44 patients, Group Ia) and higher grades of steatosis (9 patients, Group Ib). The relationships of body mass index, serum ALT, lipids, leptin, and insulin resistance index with steatosis were analyzed. Results: 52.4% of obese children had fatty liver and 13.8% had high ALT levels. Additionally, all patients with elevated ALT levels were seen to have liver steatosis by ultrasonography. Leptin and insulin resistance index levels were higher in obese groups than controls; however, the difference disappeared when these levels were adjusted for body mass index. ALT levels were higher in Group I (31.5±30.2) than Group II (18.0±7.1) and Group III (14.5±5.2) (p<0.05). Group Ib showed higher VLDL and ALT levels than Group Ia (p<0.05). Multiple regression analysis revealed that body mass index was the most important determinant of liver steatosis, while body mass index and VLDL were the determinants of higher ALT levels. Conclusions: We suggest that body mass index and VLDL are the most important determinants of non-alcoholic fatty liver disease and elevated ALT levels in obese children. The contribution of leptin to this process could not be determined in our findings.
Özet
Amaç: Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasının sıklığı çocukluk yaş grubunda obesiteye parallel olarak artmaktadır. Bu çalışma obez çocuklarda alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması ile ilişkili faktörleri belirlemek için planlandı. Yöntem: Çalışmaya 101 obez ve 68 obez olmayan çocuk katıldı. Karaciğ erde yağlanma varlığı ultrasonografi ile araştırıldı. Olgular 3 gruba ayrıldı; 53 yağlı karaciğeri olan obez hastalar (grup I), 48 karaciğerde yağlanma olmayan obez hastalar (grup II) ve 68 karaciğerde yağlanma olmayan kontrol olgu (grup III). Grup I’de kendi içinde 2 gruba ayrıldı; grade 1 yağlanması olan ( 44 hasta Grup Ia), yüksek grade yağlanması olan (9 hasta, Grup Ib). Vücut kitle indeksi, serum ALT, lipidler, leptin, insülin direnci indexi ile karaciğer yağlanması arasındaki ilişki incelendi. Bulgular: Obez çocukların %52,4’ünde karaciğer yağlanması, %13,8’inde yüksek ALT değerleri vardı. Aynı zamanda; ALT seviyesi yüksek olan hastaların tümünde karaciğer yağ- lanması mevcuttu. Leptin ve insülin direnci indexi düzeyleri Grup I ve II’de Grup III’e kıyasla yüksek olmasına rağmen vücut kitle indeksi ile düzeltme yapıldığında gruplar arasında fark kalmadı. Grup I'de serum ALT düzeyleri (31.5±30.2) Grup II (18.0±7.1) ve Grup III’e (14.5±5.2) kıyasla daha yüksek idi (p<0.05). Grup Ib’de ise ALT ve VLDL düzeylerinin Grup Ia’ya göre daha yüksek olduğu saptandı (p<0.05). Çoklu regresyon analizlerinde: Yağlanma üzerinde vücut kitle indeksi belirleyici, ALT düzeylerinde ise vücut kitle indeksi ve VLDL belirleyici olarak tanımlandı. Sonuç: Çalışmamız vücut kitle indeksi'nin karaciğer yağlanmasında belirleyici en önemli faktör olduğunu ve VLDL ile birlikte yüksek ALT düzeylerine katkıda bulunabileceğ ini düşündürdü. Ancak çalışmamızda leptinin bu sürece katkısı gösterilememiştir.