Journals / Türk Biyokimya Dergisi / 2021 / Cilt: 46 - Sayı: 2

Papiller tiroid kanseri hastasında serum tiroglobulin düzeyinin yorumlanmasında gözden kaçan bir durum

An overlooked situation in the interpretation of serum thyroglobulin level in a papillary thyroid cancer patient

Pages
223–226
DOI
—

Abstract

Papiller tiroid kanseri tanısı almış total tiroidektomi ve radyoaktif iyot ablasyon tedavisi uygulanmış 61 yaşındaki kadın hastada tiroglobulin (TGB) ölçüm interferansı olgu sunu sunmaktayız. Takipte olan hastanın klinik durumu ile uyumsuz serum TGB sonucu nedeniyle olası TGB interfe ransı incelendi. Serum TGB ölçümü Beckman Coulter Unicel DxI 800 cihazı kullanılarak kemilüminesans yön tem ile gerçekleştirildi. İnterferans varlığını araştırmak amacıyla seri dilüsyon, polietilen glikol (PEG) ile çök türme, heterofil antikor bloke eden tüp (HBT) ile muamele yapılarak TGB ölçüldü. Ayrıca romatoid faktör (RF) seviyesi ve alternatif bir yöntemle TGB ölçümü gerçekleştirildi. Seri dilüsyon yapılarak elde edilen değerler doğrusallık göste rirken PEG sonrası ve HBT ile muamele sonrası ölçülen TGB değerlerinde belirgin düşüş gözlendi. Aynı numuneden farklı bir cihazda yapılan TGB ölçümününde de TGB değerinin fonksiyonel duyarlılık seviyesinin altında olması serum örneğinde heterofil antikorlar varlığı kaynaklı TGB interferansı geliştiğini düşündürdü. Klinisyen tarafından hastanın serum TGB ölçümünde analitik interferans varlı ğından şüphelenilmeden önce; hastaya gereksiz pahalı görüntüleme yöntemleri uygulanmış ve ek olarak lenf nodu ince iğne aspirasyon biyopsisi gibi girişimsel işlemler yapılmıştı. Bu olgu sunumu gereksiz klinik müdahalelerin önlenmesinde klinisyen ve laboratuvar arasında erken iletişimin ve yakın iş birliğinin önemini göstermektedir.

Özet

Abstract: In the present study we report a case of thyroglobulin (TGB) measurement interference in a total thyroidectomized and radio-ablated 61-year old woman with papillary thyroid cancer. We investigated possible interference in the measurement of TGB due to discordant TGB in relation to clinical condition during the follow-up period. Serum TGB was measured with the chemilumi nescence method using Beckman Coulter Unicel DxI 800 instrument. To investigate possible interference in TGB measurement serial dilutions, polyethylene glycol preci pitation (PEG), treatment with heterophile blocking tube (HBT), rheumatoid factor level determination and retes ting of TGB with an alternative method were performed. Serial dilutions of the serum sample revealed linearity but a remarkable decrease in TGB in the patient’s serum samples post PEG and post HBT treatments. Also, TGB results under functional sensitivity level obtained with a different method suggested that TGB interference deve loped due to heterophile antibody presence in the serum sample. The patient had unnecessarily undergone expensive imaging techniques, and invasive procedures such as lymph node fine needle aspiration biopsy, before the analytical interference was suspected by the clinician. This report illustrates the importance of early communi cation and close collaboration between clinicians and laboratorians in order to avoid unnecessary clinical intervention.