Journals / Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi / 2021 / Sayı: 59
COOPERATION IN PLANNING OF URBAN RESILIENCE
- Issue
- 2021 · Sayı: 59
- Pages
- 375–390
- DOI
- —
Abstract
The fact that traditional methods, technical approaches, and the perception of centralism in urban planning policies have failed to produce sufficient solutions to the wicked problems have increased the importance cooperation in the field of politics. People living in cities have less say in decision making processes regarding their cities. The concept of urban resilience which was previously a subject of environment and disaster risks in relation to ecology, have started to be used to explain more and more issues relating to cities. The transformation and expansion of the concept requires a closer understanding of what methods can be followed in planning and urban policy in order to provide urban resilience. In this context, the aim of the study is to discuss the importance of cooperation in planning and policy methods in order to make cities more resilient. Considering the diversity and number of actors that are effective in the production of the space, the cooperation of these actors in the process of policy making and implementation the level of the resilience of the city. The significance of the study is that it puts forward the insufficiency of evaluating urban resilience studies mainly by technical approaches and the importance of acting together of different actors in the context of the discussions on the right to the city. Policies of creating a resilient city have a framework that needs to be developed through communication and cooperation and and city governments.
Özet
Kent planlama anlayışı ve politikalarında geleneksel yöntemlerin, teknik yaklaşımların ve merkeziyetçi anlayışın sonuç üretmedeki yetersizliği ve giderek karmaşıklaşan sorunlara çözüm arayışları politika alanında iş birliğinin önemini artırmaktadır. Kent ile ilgili karar alma sürecinde kentte yaşayanlar giderek daha az söz sahibi olmaktadır. Önceleri ekoloji alanı ile ilişkisel olarak çevre konularında ve afet riskleri bağlamında ele alınan kent direnci kavramının giderek kent ile ilgili daha fazla sorun alanını anlatmak için kullanılması planlama yaklaşımlarında ve kent politika alanında kentsel direncin sağlanmasında nasıl bir yöntem izlenebileceği konusunun daha yakından anlaşılmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, kentlere direnç kazandırılması yolunda uygulanacak planlama anlayışı ve politikalarda izlenecek yöntemde iş birliğinin önemini ortaya koymaktır. Özellikle mekânın üretiminde etkili olan aktörlerin farklılığı ve sayısı göz önüne alındığında söz konusu aktörlerin politika yapım ve uygulama sürecinde iş birliği içerisinde hareket etmesi kentin dirençli olma düzeyini etkileyecektir. Çalışmanın önemi kentsel direnç çalışmalarının ağırlıklı olarak teknik yaklaşımlarla değerlendirilmesinin yetersizliğini kent hakkı tartışmaları ile ilişkilendirerek farklı aktörlerin birlikte hareket etmesinin önemini ortaya koymasıdır. Dirençli bir kent yaratma politikaları aktörler arası iletişim ve iş birliği çerçevesinde kent yönetimleri odağında geliştirilmesi gereken bir çerçeveye sahiptir.