Journals / Turkish Neurosurgery / 2014 / Cilt: 24 - Sayı: 3
Total ve Parsiyel Primer Boş Sella Olgularında Ön Hipofiz Hormon Yetersizliği: Tüm Olgularda Endokrinolojik Değerlendirme Gerekli midir?
- Journal
- Turkish Neurosurgery
- Pages
- 374–379
- DOI
- —
Abstract
AIM: To compare anterior pituitary functions between subjects with total and partial primary empty sella (PES) and to assess whether all cases with PES need endocrinological evaluation. MATERIAL and METHODS: Eighty-one subjects with PES (34 total and 47 partial) were included in the study. Basal anterior pituitary and its target hormones were assessed and those with low insulin like growth factor-1 and/or low basal cortisol levels underwent insulin tolerance test (ITT). RESULTS: 67.4% of the subjects with total and 14.9% of those with partial PES had different degrees of hypopituitarism. However, the frequency of hypopituitarism was significantly higher in cases with total PES. The odds ratio (OR) and 95% confidence interval (CI) of secondary hypothyroidism, secondary adrenal, growth hormone and gonadotropin deficiency in subjects with total compared to those with partial PES were as follows: OR = 20.0, 95% CI 4.16 95.9, OR = 2.4, 95% CI 1.34 5.7, OR = 15.3, 95% CI 4.48 52.6 and OR = 10.6, 95% CI 3.37 33.5, respectively. CONCLUSION: A substantial number of subjects with PES, particularly those with total PES, have pituitary hormone deficiency, so regardless of the type of PES, all subjects must be promptly and carefully evaluated for anterior pituitary hormone deficiency.
Özet
AMAÇ: Bu çalışmada parsiyel ve total primer boş sella (PBS) olguları arasında ön hipofiz fonksiyonları bakımından karşılaştırma yapılması ve tüm olgularda endokrinolojik değerlendirme gerekliliğinin saptanması amaçlanmıştır. YÖNTEM ve GEREÇLER: PBS tanısı konan 81 olgu (34 total ve 47 parsiyel) çalışmaya dahil edildi. Tüm olguların bazal ön hipofiz ve bunların hedef hormonlarının düzeylerine bakıldı, insülin benzeri büyüme faktörü 1 ve/veya bazal kortizol düzeyi düşük olan olgulara insülin tolerans testi (İTT) uygulandı. BULGULAR: Total PBSsı olan olguların % 67,4ü ve parsiyel PBSsı olan olguların %14,9unda değişik düzeylerde hipopituitarizm saptandı. Ancak total PBSsı olan olgularda hipopituitarizm belirgin olarak daha yüksek bulundu. Sekonder hipotiroidizm, sekonder adrenal yetmezlik, büyüme hormonu ve gonadotropin eksikliklerinin total PBSsı olan olgularda parsiyel PBSsı olan olgulara kıyasla odds oranları (OR) ve %95 güven aralıkları (%95 GA) sırasıyla OR = 20,0; %95 GA 4,16 95,9; OR = 2,4; %95 GA 1,34 5,7; OR = 15,3; %95 GA 4,48 52,6 ve OR = 10,6; %95 GA 3,37 33,5 bulundu. SONUÇ: Bu çalışmanın sonuçları özellikle total PBSsı olan olgular olmak üzere PBSsı olan olguların önemli bir kısmında değişik düzeylerde hipopituitarizmin varlığını göstermektedir. Bu nedenle PBSnın tipine bakılmaksızın tüm olgular ön hipofiz hormon yetmezliği bakımından en kısa sürede uygun bir şekilde değerlendirilmelidirler.