Journals / Turkish Neurosurgery / 2009 / Cilt: 19 - Sayı: 3
Lökositozun kafa travmasındaki prediktif rolü
- Journal
- Turkish Neurosurgery
- Pages
- 211–215
- DOI
- —
Abstract
AIM: Head trauma is associated with an acute phase response which is characterized by leucocytosis due to increased levels of catecholamine and cortisol. Early edema formation following severe head injury may also be associated with microglia activation. Therefore, increased white blood cell (WBC) count after head trauma may be a predictive parameter of the severity of craniocerebral trauma. MATERIAL and METHODS: We retrospectively studied 59 patients with severe, moderate and minor injury between February 2007 and March 2009. WBC counts of all patients were obtained within the first day of their admission. All patients were divided into separate groups according to their Glasgow Coma Scale (GCS) scores and hospital stay durations. Their CT progressions and Glasgow Outcome Scale (GOS) scores were also assessed. The relationship between these parameters and WBC counts were evaluated by statistical methods. RESULTS: There was a favorable correlation between WBC counts of the patients and GCS scores (pİ0.01), hospital stay (p=0.006), CT progression (p<0.01) and GOS scores (p<0.01). CONCLUSION: AWBC count exceeding 17.5 x 106/l has a predictive value for poor GCS score, and long hospital stay. CT progression tends to be seen in patients with moderate and severe head injury.
Özet
AMAÇ: Kafa travması, artmış katekolamin ve kortisol düzeylerine bağlı gelişen lökositoz ile karakterize akut faz yanıtı ile birliktedir. Kafa travmasını takiben gelişen erken ödem oluşumu mikroglia aktivasyonuyla da ilişkili olabilmektedir. Bu nedenle, kafa travması sonrasında artış gösteren beyaz küre (BK) sayısı, kronioserebral travmanın ağırlığını öngören bir parametre olabilir. YÖNTEM ve GEREÇ: Şubat 2007 ile Mart 2009 yılları arasında hafif, orta veya ağır kafa travması geçiren 59 hastayı retrospektif olarak inceledik. Tüm hastaların BK sayıları travmalarının ilk gününde elde edildi. Tüm hastalar GCS skorlarına ve hastanede kalış sürelerine göre üçer ayrı gruba ayrıldı. CT progresyonları ve GOS skorları da ayrıca değerlendirildi. Bu parametreler ile BK sayıları arasındaki ilişki istatistik metotlar ile incelendi. BULGULAR: Hastaların BK sayıları ile Glasgow Koma Skalası (GCS) skorları (Pİ0,01), hastanede kalış süreleri (P=0,006), CT progresyonu (P<0,01) ve Glasgow Sonuç Skalası (GSS) skorları (P<0,01) arasında istatistik olarak anlamlı ilişkiler bulundu. SONUÇ: 17.5 x 106 / l değerini aşan BK değerleri kötü GKS skorunu ve uzamış hastanede kalış süresini öngörür. CT progresyonu daha çok orta ve ağır kafa travmalı hastalarda görülme eğilimindedir.