Journals / Turkish Neurosurgery / 2011 / Cilt: 21 - Sayı: 1

Bağışıklık sistemi normal olan olgularda primer santral sinir sistemi lenfoması: Literatür incelemesi ve keşmir deneyimi

Primary cns lymphoma in immunocompetent: A review of literature and our experience from kashmir

Pages
39–47
DOI
—

Abstract

AIm: To study the clinicopathological aspects of primary CNS lymphoma in immunocompetent patients. Ma terIal and Methods: Sixteen patients with primary CNS lymphoma were analyzed for their clinico-pathological characteristics and followed-up for the treatment and subsequent management in Neurosurgery, and Medical and Radiation Oncology. Results: The fronto-parietal region was the commonest location of CNS lymphoma; four cases of cerebellar lymphoma were seen. Our patients were relatively young with a mean age of 48 years and an age range of 35-60 years. Females outnumbered males with a ratio of 2.7:1. The commonest presentation was focal neurological-deficits and features of raised intracranial pressure. All the patients histologically had diffuse large B-cell lymphoma. Radiologically, most presented as disc-enhancing lesions. Two patients had multiple lesions. Most of the patients (10) died within a mean of 4.4 months (range 2 weeks-16 months). ConclusIon: Primary CNS lymphoma is seen in immunocompetent patients as well. Relapse is common after treatment and the overall prognosis is unfavorable.

Özet

AMAÇ: Bağışıklık sisteminde baskılanma olmayan primer santral sinir sistemi lenfomalı hastaların klinikopatolojik özellikleri. YÖNTEM ve GEREÇ: Primer santral sinir sistemi lenfoması olan 16 hastanın klinikopatolojik özellikleri incelendi ve hastalar beyin cerrahisi, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi bölümlerinde tedavi ve takip edildi. BULGULAR: Bu seride lenfomanın sıklıkla frontoparietal bölgeye yerleştiği görüldü. Dört vakaya serebellar lenfoma tanısı konuldu. Bizim hastalarımız görece olarak genç yaştaydılar, ortalama yaş 48, yaş aralığı 35-60. Kadın hastalar çoğunluktaydı, kadın/erkek oranı 2.7/1 olara belirlendi. En sık görülen belirti fokal nörolojik defisit ve kafa içi basınç artışına bağlı bulgulardı. Tüm hastaların histolojik tanısı yaygın geniş B hücreli lenfomaydı. MRG’de en sık karşılaşılan lezyon şekli oval görünümlü kontrast tutulumu olan lezyonlardı, iki hastada ise çoklu lezyonlar vardı. SONUÇ: Primer santral sinir sistemi lenfoması bağışıklık sisteminde baskılanma olmayan insanlarda da görülmektedir. Hastalık tedaviye rağmen tekrarlamakta ve hastalığın genel prognozu kötü olarak seyretmektedir.