Journals / Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 1 - Sayı: 2
Hyperlipidemia and Nutrition
- Pages
- 72–82
- DOI
- —
Abstract
Hyperlipidemia is defined as measuring serum cholesterol and/or triglyceride levels above normal values. Hyperlipidemia, is the leading changeable risk factors of cardiovascular diseases, due to genetic and/or environmental causes. Research shows that nutrition is a significant effect on lipid levels and is important in lowering the risk of cardiovascular disease. The first approach for people with hyperlipidemia in primary care is lifestyle modification which includes nutrition regulation, weight control, and physical activity. The total amount of fat consumed by the diet and the fatty acids composition affects the blood lipid profile. While high saturated fatty acids containing diets increasing total and LDL cholesterol levels, monounsaturated fatty acids consumption increase HDL cholesterol levels. To reduce the LDL cholesterol levels polyunsaturated fatty acids should be preferred instead of saturated fatty acids. Omega-3 fatty acids, reduce blood triglyceride levels by reducing the production of LDL cholesterol. 10% of the daily energy, that is set to sustain the ideal body weight, should be met from polyunsaturated fatty acids, 15-20% from monounsaturated fatty acids and saturated fatty acids rate is suggested to be less than 7%. Fibre, known to be beneficial for cardiovascular diseases, is recommended to consume 20-30g per day. A healthy diet should be rich in vegetables and fruits, whole grain products, high fiber foods, contain fish and very low in saturated fatty acids and trans fatty acids.
Özet
Hiperlipidemi, serumda kolesterol ve/veya trigliserit düzeylerinin normal değerlerin üzerinde ölçülmesi olarak tanımlanmaktadır. Genetik ve/veya çevresel nedenlerden kaynaklanan hiperlipidemi, kardiyovasküler hastalıkların değiştirilebilir risk faktörlerinin başında gelmektedir. Araştırmalar, beslenmenin lipid seviyeleri üzerinde belirgin bir etkisi olduğunu ve kardiyovasküler hastalık riskini düşürmedeki önemini göstermektedir. Hiperlipidemili bireylere, birinci basamakta uygulanması gereken ilk yaklaşım; beslenmenin düzenlenmesi, ağırlık kontrolü ve fiziksel aktiviteyi kapsayan yaşam tarzı değişikliğidir. Diyetle alınan toplam yağ miktarı ve yağ asitleri bileşimi kan lipid profilini etkilemektedir. Yüksek oranda doymuş yağ asiti içeren bir diyetle serum kolesterol ve LDL kolesterol artarken, tekli doymamış yağ asitlerinin alımı ile HDL kolesterol düzeyleri yükselmektedir. LDL kolesterol düzeyinin düşürülmesi için toplam diyet yağının azaltılmasının yanında, doymuş yağ asitleri yerine çoklu doymamış yağ asitleri tercih edilmelidir. Çoklu doymamış yağ asitlerinin iki ana grubundan birini oluşturan omega-3 yağ asitleri LDL kolesterol yapımını azaltarak kan trigliserit düzeyini düşürmektedir. Günlük enerjinin %10’u çoklu doymamış yağ asitlerinden, %15-20’si tekli doymamış yağ asitlerinden karşılanmakta, doymuş yağ asitlerinden gelen oranının %7’inin altında olması önerilmektedir. Kardiyovasküler hastalıklar üzerine yararlı etkileri olduğu bilinen diyet posasının günlük 20-30g tüketilmesi önerilmektedir. Sağlıklı bir diyet, sebze ve meyvelerden, tam tahıl ürünlerinden ve posa içeriği yüksek olan besinlerden zengin olmalı, balık içermeli, doymuş yağ asitleri ile trans yağ asitlerini çok düşük oranda içermelidir.