Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 26 - Sayı: 4
THE NANOPARTICLE-BASED TARGETED THERAPHY FOR PANCREATIC CANCER AND CLINICAL TRIALS
- Pages
- 506–511
- DOI
- —
Abstract
Chemotherapeutic agents clinically used in pancreatic cancer, which is one of the cancer types with the highest mortality, are inadequate to extent the survival and eliminate the lethal effects. Several chemotherapeutic agents combined with proteins such as albumin were obtained to increase the survival timeas approximately 1-2 months, whereas they caused the serious side effects in cancer patients. In order to provide more effective treatment of pancreatic cancer, the targeted therapies are needed to kill the cancer cells more selectively than healthy cells. At this point, the importance of nanoparticle in providing targeted therapies has come to the fore in recent years. The investigations are shown that new nanoparticle-based therapeutic approaches carrying both hydrophilic and hydrophobic drugs can be given separately or together to the pancreatic cancer patients. In general, there are currently some nanoparticle-based trials for solid tumors through various phases. 15 to 25 of them are ongoing in phase 2 and phase 3 clinical trials. Nanocarriers, which is composed of a combination of neutral lipids, such as cholesterol, phosphocholine, and cationic lipids and PEG-conjugated lipids, play an active role in transporting drugs targeted to pancreatic cancer cells. When the nanocarriers coated with molecules such as aptamer, folate, tripeptide and antibody by covalent bounds, they provide more sensitive target-specific drug delivery. Nanoliposomes carrying oligonucleotides, such as siRNA or miRNA, and peptides or proteins, hydrophilic and hydrophobic drugs can be targeted directly into cancer cells. In this way, the nanoparticle based targeted theraphy helps to reduce drug intake and also toxic effects in the body. Based on the effective findings of studies, the development of these targeted therapies shines a novel approach for the treatment of pancreatic cancer
Özet
Mortalitesi en yüksek kanser türleri arasında yer alan pankreas kanserinin günümüzde klinik tedavisinde kullanılan kemoterapötik ajanlar, hastalarda sağkalımsüresini uzatmada ve pankreas kanserinin ölümcül etkilerini ortadan kaldırmakta yetersiz kalmaktadır. Çeşitli kemoterapötik ajanların, albumin gibi proteinlerle kombine edilerek tedavi için hastalara verilmesi sonucu sağkalım süresinin yaklaşık 1 - 2 ay uzadığı fakat ciddi yan etkilerin meydana geldiği gözlenmiştir. Pankreas kanserinin daha etkin tedavisinin sağlanması için selektif olarak sağlıklı hücreden ziyade hedefsel olarak kanser hücresine yönelik terapötik yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Tam da bu noktada hedefsel tedavilerin sağlanmasında nanopartikülün önemi son yıllarda öne çıkmakta olup yapılan çalışmalar, nanopartikül ile kaplı hem hidrofilik hem de hidrofobik karakterdeki ilaçların ayrı ayrı veya beraberce verilebildiği yeni tedavi yaklaşımlarının pankreas kanserinde umut verici sonuçlara ulaştığını göstermiştir. Genel olarak solid tümörler için günümüzde faz aşamasında veya faz aşamasını geçmiş olan nanopartikül bazlı hedefsel ilaç denemeleri bulunmakla birlikte, bunlardan 15-20 tanesi Faz 2 ve Faz 3 aşamasındaolup klinik denemeleri devam etmektedir. Kolesterol, fosfokolin gibi nötral lipidlerden, katyonik lipidlerden ve polietilenglikol (PEG) ile konjuge edilmiş lipidlerden oluşan nanotaşıyıcılar, hedefsel olarak pankreas kanseri hücrelerine ilaç taşınmasında etkin rol oynamaktadırlar. Bu nanotaşıyıcıların yüzeyine kovalent bir şekilde yerleştirilen aptamer, folat, tripeptit, antikor gibi moleküller hedefe spesifik ilaç iletimini sağlamaktadır. Nanolipozomlar ile taşınan siRNA veya miRNAgibi oligonükleotidler, peptit ve proteinler, hidrofilik ve hidrofobik ilaçlar direkt olarak kanser hücrelerinin içerisine hedefe yönelik olarak ulaşabilmektedirler. Busayede nanopartikül aracılı hedefsel tedavi ile daha az dozda ilaç alımı ve ilaçların vücut içerisindeki toksik etkisinin azaltılması da sağlanmış olur. Yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen olumlu veriler ışığında hedefe yönelik nanopartikül bazlı tedavi türlerinin geliştirilmesi pankreatik kanser tedavisinde yeni bir umutolacaktır.