Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi / 2021 / Cilt: 28 - Sayı: 1
CLINICAL FEATURES AND TREATMENT APPROACH IN SIXTH NERVE PALSY
- Pages
- 9–14
- DOI
- —
Abstract
Objective To evaluate the etiological causes, clinical features, and treatment approaches in patients with sixth nerve palsy. Material and Methods The files of 53 patients followed up between January 1999 and May 2016 due to sixth nerve palsy in the strabismus unit of an Education and Research Hospital were reviewed retrospectively. Medical history, age, gender, laterality, etiology, pre-treatment deviation and limitation, treatment modality, and duration of follow-up were evaluated. Results Twenty-eight of 53 patients were male (52.8%), 25 were female (47.2%) and the mean age was 38.98±20.74 years. There were 16 trauma (30.2%), 10 tumors and their surgical removals (18.9%), 8 idiopathic (15.1%), 7 cerebrovascular events (13.2%), 3 congenital causes (5.7%), 3 diabetes , 3 hypertension (5.7%), 3 other causes (5.7%). Mean follow-up time was 11.4±7.97 months. Conservative treatment was applied in 37 patients (69.8%) and surgical treatment was performed in 16 patients (30.2%). Conservative treatment was performed in 25 patients (47.2%) as occlusion, and prismatic glass in 12 patients (22.6%).. No cases were treated with botulinum toxin. Mean follow-up period was longer in the surgical cases than in the conservative approach (p<0.001). Six (60%) of the patients aged 18 years or younger were unilateral and 4 (40%) were bilateral; however, 40 of the adult patients were unilateral (93%) and 3 were bilateral (7%) (p=0.018). Mean follow-up time was 9.95±6.04 months in unilateral cases and 20.8±12.5 months in bilateral cases (p=0.03). Discussion Detailed history, eye examination, neurological examination, radiological imaging and close follow-up are required in all cases, as a significant number of sixth nerve palsies may be due to many diseases threatening life such as trauma and neoplasia. Conservative treatment is required for at least 6 months before surgery, because spontaneous improvement can be seen in most cases during the follow-up and treatment period.
Özet
AmaçAltıncı sinir felci tanısıyla takip ve tedavi edilen hastaların etiyolojik nedenleri, klinik özellikleri ve uygulanantedavi yaklaşımlarını değerlendirmek.Gereç ve YöntemGülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi şaşılık biriminde altıncı sinir felci nedeniyle Ocak 1999 - Mayıs2016 tarihleri arasında takip edilen 53 hastanın dosyaları retrospektif olarak incelendi. Olgular tıbbi öykü,yaş, cinsiyet, lateralite, etyoloji, tedavi öncesi kaymave kısıtlılık miktarı, uygulanan tedavi şekli, tedavi vetakip sonucu ve takip süresi açısından değerlendirildi.BulgularTakip edilen toplam 53 hastanın 28’i erkek (%52.8’i),25’i kadın (%47.2) ve yaş ortalamaları 38.98 ± 20.74yıl idi. Etiyolojik neden olarak 16 travma (%30.2), 10tümörler ve onların cerrahi çıkarımı (%18.9), 8 idiopatik (%15.1), 7 serebrovasküler olaylar (%13.2), 3doğumsal sebepler (%5.7), 3 diyabet (%5.7), 3 hipertansiyon (%5.7), 3 diğer sebepler (%5.7) tespit edildi.Ortalama takip süresi 11.4 ± 7.97 ay idi. Hastaların37’sine (%69.8) konservatif tedavi, 16’sına (%30.2)cerrahi tedavi uygulandı. Konservatif tedavi olarak 25hastaya (tüm olguların %47.2’si) takip ve gereğindekapama, 12 hastaya (tüm olguların %22.6’sı) prizmatik cam uygulandı. Hiçbir olguya botulinum toksini uygulanmadı. Ortalama takip süresi, cerrahi uygulananolgularda konservatif yaklaşılanlara göre daha uzundu (p<0.001). On sekiz yaş ve altındakilerin 6’sı (%60)tek taraflı, 4’ü (%40) çift taraflı iken erişkin olguların40’ı tek taraflı (%93), 3’ü çift taraflı (%7) olarak gözlendi (p=0.018). Tek taraflı olanlarda ortalama takipsüresi 9.95 ± 6.04 ay iken, çift taraflı olanlarda ortalama takip süresi 20.8 ± 12.5 ay idi (p=0.03).SonuçAltıncı sinir felçlerinin önemli bir kısmı travma ve neoplazi gibi hayati öneme haiz pek çok hastalık sebebiyle olabileceğinden tüm olgularda ayrıntılı anamnez, göz muayenesi, nörolojik muayene, radyolojikgörüntüleme ve yakın takibi gerekmektedir. Takip vetedavi sürecinde olguların çoğunda zamanla kendiliğinden düzelme olabileceğinden cerrahi öncesi en az6 ay konservatif yaklaşım gerekmektedir.