Journals / Akademik Hassasiyetler / 2022 / Cilt: 9 - Sayı: 18

INTERNATIONAL RELATIONS AND TECHNOLOGY: IS THE END OF AN INTRICATE RELATIONSHIP A NEW “SUB-BRANCH” IN THE DISCIPLINE?

ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE TEKNOLOJİ: GİRİFT BİR İLİŞKİNİN SONU DİSİPLİNDE YENİ BİR “ALT DAL” MI?

Pages
49–78
DOI
—

Abstract

Technological development, which offers outputs such as the discovery of zero, the invention of the printing press, the discovery of voltage, stem cell therapy, smart systems, continues to deeply affect individuals, states, sociology, politics, economics, law, health and other areas of life. The main thesis of this article is that technology plays a role in shaping international relations and its main actors (state, institutions, values, individuals-citizens, non-state actors); and that it has achieved this in a wide line starting from development theories to hegemonic power generation functions, from the education policies of human capital to the emergence of new kinds of wars-attacks. In the final analysis, it is observed that technology has become one of the main factors in terms of the discipline of international relations with its versions in the 21st century – Industry 4.0, informatics-software, space, cyberspace, nano-, bio-, neuro- and quantum technologies. Although this study has a partially descriptive character, it shows the close relationship between international relations and technology with a holistic perspective by evaluating all these technological branches together that shape today and produce the future. In the study, document analysis (Content Analysis) method was used, and in this sense English, German and Turkish academic books, visual and written web publications and related newspaper sources were examined.

Özet

Sıfırın bulunması, matbaanın icadı, voltajın keşfi, kök hücre tedavisi, akıllı sistemler gibi çıktılar sunan teknolojik gelişim; bireyleri, devletleri, sosyolojiyi, siyaseti, ekonomiyi, hukuku, sağlığı ve yaşamla ilgili diğer alanları derinden etkilemeye devam etmektedir. Bu makalenin ana tezi; teknolojinin, uluslararası ilişkileri ve onun başat aktörlerini (devlet, kurumlar, değerler, bireyler-vatandaşlar, devlet dışı aktörler) şekillendiren faktörlerin arasında geldiğidir; bunu kalkınma kuramlarından başlayarak hegemonik güç üretme fonksiyonlarına, beşeri sermayenin eğitim politikalarından yeni çeşit savaşların-saldırıların ortaya çıkmasına kadar uzanan geniş bir hatta gerçekleştirdiğidir. Son tahlilde, teknolojinin 21. yüzyıldaki versiyonları ile – Endüstri 4.0, bilişim-yazılım, uzay, siber uzay, nano-, biyo-, nöro- ve kuantum teknolojileri – ile uluslararası ilişkiler disiplini açısından ana faktörler arasına girdiği gözlenmektedir. Bu çalışma kısmen deskriptif bir karakter taşımakla birlikte, bugünü şekillendiren-geleceği üreten bütün bu teknolojik dalları bir arada değerlendirilmeye tabi tutmasıyla bütüncül bir bakış açısı sunarak, uluslararası ilişkiler ve teknoloji arasındaki yakın ilişkiyi göstermektedir. Çalışmada araştırmanın yöntemi doküman incelemesi (içerik analizi) olup, İngilizce, Almanca ve Türkçe akademik kitaplar, görsel ve yazılı web yayınları ve ilgili gazete kaynakları taranmıştır.

Keywords: Teknoloji, Uluslararası İlişkiler, Sanayi Devrimleri, Endüstri 4.0, Çığır Açıcı Teknolojiler