Journals / Türk Anestezi ve Reanimasyon Dergisi / 2014 / Cilt: 42 - Sayı: 1

Comparison of Different Induction Dose Strategies of Rocuronium and Vecuronium in Neuroanaesthesia Practice

Nöroanestezi Pratiğinde Farklı İndüksiyon Dozlarında Uygulanan Rokuronyum ve Vekuronyumun Karşılaştırılması

Pages
6–11
DOI
—

Abstract

Objective: To evaluate the efficiency of use of rocuronium and ve- curonium in different dose regimens in neuroanaesthesia practice in terms of intubation time and first additional dose requirement. Methods: Sixty-eight neurosurgery patients with intracranial mass that were operated on were included in our study. Patients were randomly divided into 4 groups according to the induction dose of neuromuscular blocker (NMB) as: Group 1: Vecuronium 0.1 mg kg-1, Group 2: Priming, 20% of total vecuronium (0.1 mg kg-1) needed for induction injected 5 minutes before induc- tion and then the rest used for induction, Group 3: Rocuronium group: 0.6 mg kg-1, Group 4: Rocuronium with rapid-sequence induction dose (RSID) (1.2 mg kg-1). TOF (Train of four) test was used to decide on intubation and an additional NMB dose during surgery. Intubation quality, time from induction to intubation, time until the first additional NMB dose and subsequent NMB dose intervals were recorded. Results: The RSID of rocuronium provided a significantly shorter time period for intubation against the other groups. Also, the time period from induction to first additional NMB requirement was significantly longer in the RSID group than the others. There were no statistically significant differences between the groups in terms of time period for monitorisation, positioning and start of surgery. Conclusion: With the use of RSID of rocuronium, it was seen that excellent intubation quality is provided at around 1 minute and, with its longer duration of action until a first additional dose, it covers the time period for monitorisation, positioning and start of surgery. Because of these effects, we think that RSID of rocuro- nium may be a better choice of dose regimen for neuroanaesthesia practice.

Özet

Amaç: Rokuronyum ve vekuronyumun farklı indüksiyon dozla- rında kullanımının entübasyon zamanı ve ilk nöromüsküler blo- ker (NMB) ihtiyacında oluşturduğu değişikliklerin nöroanestezi pratiğine uygunluğunun değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntemler: Çalışmaya, intrakraniyal kitlesi olup elektif olarak ameliyata alınan 68 beyin cerrahisi hastası kabul edildi. Olgular, indüksiyonda kullanılan NMB dozlarına göre; Grup 1 (Vekuron- yum): 0,1 mg kg-1 ile indüksiyon, Grup 2 (Priming doz): Normal vücut ağırlığına göre hesaplanan 0,1 mg kg-1 vekuronyum dozu- nun %20sinin indüksiyona başlamadan 5 dak önce uygulanma- sı ve kalan dozun hipnotik ajandan sonra uygulanması, Grup 3 (Rokuronyum): 0,6 mg kg-1 ile indüksiyon, Grup 4 (Hızlı sıralı indüksiyon): Rokuronyum 1,2 mg kg-1 ile indüksiyon uygulaması olacak şekilde ayrıldı. TOF (Train of four) testine göre olguların entübasyon süreleri, NMB doz aralıkları, ilk NMB ihtiyaç süreleri belirlendi ve kaydedildi. Entübasyon kaliteleri, invazif monitöri- zasyon, cerrahi pozisyon verme, cerrahi başlangıç ve girişim süre- leri kaydedildi. Bulgular: Entübasyon süresinin, 1,2 mg kg-1 rokuronyum uygula- nan grupta diğer gruplara göre anlamlı derecede daha kısa olduğu görüldü. İlk NMB ihtiyaç süresinin de aynı şekilde hızlı sıralı in- düksiyon dozu uygulanan bu grupta diğer gruplara göre anlamlı derecede uzun olduğu bulundu. Gruplar arasında hastaların mo- nitörizasyon, cerrahi pozisyon verme, cerrahiye başlama ve girişim süreleri ile NMB doz aralıklarında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmedi. Sonuç: Rokuronyumun hızlı sıralı indüksiyon dozunda uygu- lanması ile mükemmel entübasyon kalitesinin 1 dakika civarında sağlandığı, bu dozda sağlanan uzun etki süresinin monitörizasyon, pozisyon verme ve cerrahinin başlamasına kadar olan dönemi kap- sadığı görüldü. Bu etkilerinden dolayı monitörizasyon, pozisyon verme ve cerrahiye başlamanın uzun sürdüğü nörocerrahi hastala- rında, rokuronyumun hızlı sıralı indüksiyon dozunun iyi bir seçe- nek olabileceğini düşünmekteyiz.