Journals / Liberal Düşünce / 2021 / Cilt: 26 - Sayı: 103
Re-Reading Public Sphere Within the Frame of Digitalisation
- Journal
- Liberal Düşünce
- Pages
- 81–100
- DOI
- —
Abstract
Public sphere as a concept became a visible topic of discussion along with industrialisa- tion in the 18th century. Although definitions of the concept are considered within the frame of the dichotomy or contrast between public sphere and private sphere, there are also certain standpoints arguing against a clear-cut distinction. The societal, economic, political, and cultural overturning brought about by modernisation led to a transforma- tion also in the characteristics and content of public and private spheres. What is more, there is an added difficulty in the definition of the concept due to the possible consid- eration of any sphere under the concept and the less-than-clear content it signifies. This study will primarily address discussions on the transformation of public sphere starting with the definitions and characteristics of private and public sphere notably including those put forward by Habermas and Sennett. The study will then discuss how new media and mass media may allow for the emergence of a digital public sphere along with digitalisation. The possibility of different embodiments of publicness arising from digitalisation brings a new dimension to conventional discussions on public and private sphere. The digitalisation of public sphere has added a transformation process for perceptions on time, sphere, and the individual to the current agenda
Özet
Kamusal alan, 18. yüzyıldan itibaren sanayileşme süreci ile görünür ve tartışılır hale ge- len bir kavram olmuştur. Kamusal alan kavramına yönelik yapılan tanımlamalar kamusal alan-özel alan ikiliği veya karşıtlığı çerçevesinde ele alınmakla birlikte her ikisi arasın- da keskin bir ayrım olmaması gerektiğine dair görüşler de mevcuttur. Modernleşmenin getirmiş olduğu toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel alt üst oluşlar kamusal ve özel mekânların niteliğini ve içeriğini de dönüştürmüştür. Ayrıca, kavram tanımlamasında hem kavramın herhangi bir mekâna işaret etmemesi hem de içeriğinin net olmaması kavrama yönelik net tanımlamaların yapılmasını da zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada öncelikle kamusal alanın dönüşümüne yönelik tartışmalara yer verilecek- tir. Başta Habermas ve Sennett olmak üzere özel alan-kamusal alan tanımlamaları ve kavramların nitelikleri üzerinde durulacaktır. Sonrasında dijitalleşme süreci ile birlikte yeni medyanın ve kitle iletişim araçlarının dijital kamusal alanın oluşumuna imkân ve- rebilirliği tartışılacaktır. Dijitalleşme süreci ile birlikte farklı kamusallıkların oluşma ih- timali, geleneksel kamusal-özel alan tartışmalarını farklı bir boyuta taşır niteliktedir. Dijitalleşen kamusal alan, zamana, mekâna ve bireye yönelik algıların dönüşüm sürecini gündeme getirmiştir.