Journals / Folklor/Edebiyat / 2021 / Cilt: 27 - Sayı: 106 Özel Ek

Defiance of Patriarchy in LeGuin’s The Left Hand of Darkness

Le Guin’in Karanlığın Sol Eli Romanında Ataerkiye Meydan Okuma

Pages
285–296
DOI
—

Abstract

Patriarchy can succinctly be defined as, to say the least, an oppressive frame of mind operating on the principle of dualities to ordain, maintain, and consolidate the absolute superiority of masculinity. Patriarchy’s ‘essential(ist)’ emphasis is predicated on a blatant heterosexist conviction decreeing the austere segregation of human species as female and male assigned to an unalterable as well as unchallengeable sexual orientation. This imposed sexual edict involves heterosexuality in the novel’s context and relevant gender roles issuing from this ‘officially acknowledged and approved’ heterosexuality. This paper argues that in her science-fiction novel The Left Hand of Darkness (1969) Ursula Le Guin subverts the dualism of an obsessed, stringent, and simultaneously ‘stagnant swamp’ patriarchy as she delineates a mode of existence where rigid female-male duality is wiped out through the introduction of alterable sexes. This non-essentialist, or rather to be more precise, antiessentialist ‘essential’ argument deftly displayed and handled in the novel convincingly demonstrates that patriarchy along with its relevant attributes and attitudes directly emanating from it focuses on the indoctrination and resigned internalization of heterosexual female-male dichotomy.

Özet

En hafif ifadeyle ataerki, erkeksi olanın mutlak üstünlüğünü öngören, bunu sağlayıp sağlamlaştırmayı amaçlayan baskıcı bir düşünce yapısıdır. Burada degil belki, ama mutlaka bir sekilde ataerki kavramina, edebiyatta kullanimina temel bir kac kaynaktan referans vermek gerekecek. Ataerki, katı bir kadınerkek karşıtlığı üzerinde hareket eder. Ataerkinin omurgasını oluşturan özcü vurgu göze batacak şekilde heteroseksist bir düsturu temel almaktadır. Bu düstur, insan türünün değişemez ve sorgulanamaz biçimde keskin bir kadınerkek ikililiğine ayrılmasını öngörür. Öngörülen bu kadın-erkek ayrımı baştan içselleştirilmesi beklenen, ‘resmi olarak onaylanıp olumlanan’ biricik cinsel yönelim olan heteroseksüelliğe dayanmaktadır. İşte Ursula Le Guin, ilk kez 1969 yılında yayımlanmış olan bilim-kurgu türündeki Karanlığın Sol Eli romanında ikili karşıtlık takıntısı olan, katı ve aynı zamanda da durağan olan ataerkiye adeta meydan okumaktadır. Bunu, ataerkinin olmazsa olmaz özelliklerinden olan cinsiyet temelli değişmezliği ortadan kaldırarak başarmaktadır. Le Guin’in özcülük karşıtı savının ‘öz’ünü işte bu durağan olmayan, değişebilir cinsiyet rolleri oluşturmaktadır. Romanda ustaca sergilenip işlenen bu sav; ataerkinin, ataerkiyle ilgili özelliklerin ya da doğrudan ataerkiden kaynaklanan tutumların, baştan heteroseksüel olduğu varsayılan kadın-erkek karşıtlığının dayatılmasına ve içselleştirilmesine dayandığını ikna edici biçimde göstermektedir.

Keywords: Le guin, ütopya, feminizm, cinsiyet, ataerki, düalizm