Journals / Turkish Journal of Urology / 2015 / Cilt: 41 - Sayı: 1
Transrektal prostat biyopsisi yapılan hastalarda siprofloksasin ile trimetoprim sulfametoksazol profilaksilerinin karşılaştırılması
- Journal
- Turkish Journal of Urology
- Pages
- 27–31
- DOI
- —
Abstract
Objective: The aim of this study was to compare the efficacies of oral ciprofloxacin administration and oral trimethoprim-sulfamethoxazole (TMP-SMX) regimens in preventing infectious complications following transrectal ultrasound guided biopsy of the prostate. Material and methods: Between 2011-2013, the medical records of 391 (mean age 64.62±7.64 years; range 40 to 87 years) patients who underwent transrectal prostate biopsies, due to suspicion of prostate cancer were retrospectively reviewed. While 500 mg ciprofloxacin was given orally twice daily starting one day before the procedure, continued for 3 days in the first 174 patients (group 1); was given orally twice daily starting one day before the procedure, continued for 3 days in the remaining 217 patients (group 2) for prophylaxis. Urine samples were obtained for urine culture before the procedure. The two groups were compared with respect to findings of urine cultures performed before and after the procedure and complications. Results: In the ciprofloxacin and groups, any positive urine culture before the procedure was not observed. Complications occured in 93 patients (37 in group 1 and 56 in group 2), after the procedure. Twenty-two (5.6%) (11 in group 1 and 11 in group 2). patients were admitted to our clinic because of high fever occurring after biopsy. Nine ciprofloxacin-treated (5.2%) and 16 TMP-SMX-treated (7.4%) patients had severe dysuria after the procedure. Twenty-one ciprofloxacin recipients (12.1%) and 40 TMP-SMX recipients (18.4%) had macroscopic hematuria. In the ciprofloxacin and TMP-SMX groups, the incidences of new culture positivity were 4% (n=7) and 2.8% (n=6) after the procedure, respectively. All of the isolated bacteria was Escherichia coli. While 11 patients were hospitalized due to signs of complicated urinary tract infections, and 2 patients were treated as outpatients. Rectal bleeding that did not require any intervention was observed in a patient 8 hours after biopsy. SIRS findings were detected in two patients. There were no significant differences be- tween the two groups with respect to age, prostate volume, prostate spesific antigen (PSA) levels, and results of urine culture performed after the procedure (p>0.05). Conclusion: Despite the increasing resistance to antibiotics, ciprofloxacin and TMP-SMX are effective pro- phylactic treatment modalities for transrectal prostate biopsy. Both three-day ciprofloxacin and TMP-SMX regimens seem to be equally effective in the antibiotic prophylaxis for transrectal prostate biopsy.
Özet
Amaç: Bu çalışmada transrektal ultrason kılavuzluğunda yapılan prostat iğne biyopsisi öncesi verilen oral siprofloksasin ve trimetoprim sulfametoksazol profilaksilerinin sonuçlarının karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve yöntemler: 2011-2013 yılları arasında kliniğimizde prostat kanseri şüphesiyle 12 kor prostat biyopsisi yapılan 391 hastanın (ortalama yaş 64,62±7,64; dağılım 40-87) verileri retrospektif olarak değer- lendirildi. Çalışmaya dahil edilen hastalar iki gruba ayrıldı. Grup 1 (n=174) hastalarına işlemden bir gün önce başlamak üzere 3 gün boyunca 500 mg siprofloksasin, günde 2 doz, oral yolla verildi. Grup 2 (n=217) hastalarına işlemden bir gün önce başlamak üzere 3 gün boyunca trimetoprim 160 mg+sulfametoksazol 800 mg (TMP-SMX) günde 2 doz, oral olarak verildi. İşlemden önce tüm hastalardan tam idrar incelemesi ve idrar kültürü için idrar örneği alındı. Biyopsi sonrası 10. Günde kontrol idrar kültürleri alındı. İki grup, bi- yopsi öncesi ve sonrası idrar kültürü pozitifliği ile biyopsi sonrası komplikasyonlar açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Grup 1 (Siprofloksasin) ve grup 2de (TMP-SMX) biyopsi öncesinde hiçbir hastada idrar kültü- ründe üreme gözlenmedi. Biyopsi sonrasında komplikasyon gelişen hasta sayısı grup 1de 37 (%21,3) grup 2de 56 (%25,8) olmak üzere toplam 93 (%23,8) olarak belirlendi. Biyopsi sonrası 22 hasta yüksek ateş ne- deniyle kliniğimize başvurdu. Bu hastaların 11i (%6,3) grup 1, 11i (%5,1) grup 2de idi. Grup 1de 9 (%5,2) grup 2de 16 (%7,4) olmak üzere toplam 25 hastada şiddetli dizüri saptandı. Makroskopik hematüri ile tespit edilen hastalar, grup 1de 21 (%12,1) grup 2de 40 (%18,4) olarak belirlendi. Biyopsi sonrası idrar kültürü pozitifliği gruplarda sırasıyla 7 (%4) ve 6 (%2,8) olarak saptandı. Tüm idrar kültürlerinde izole edilen bakteri Escherichia coli idi. Biyopsi yapılan hastaların 11i (%2,8) komplike üriner enfeksiyon bulguları nedeniyle hospitalize edilirken 2 hastaya ayaktan tedavi yeterli oldu. Biyopsi sonrası bir hastada 8 saat boyunca devam eden rektal kanama gözlenirken bu hastaya herhangi bir müdahale ihtiyacı olmadı. İki hastada SIRS bulguları saptandı. Yaş, prostat hacmi, rektal mu- ayene bulguları, prostat spesifik antijen (PSA) düzeyi, idrar kültürü pozitifliği açısından iki grup arasında istatistiksel olarak fark tespit edilmedi (p>0,05). Sonuç: Son yıllarda karşılaşılan antibiyotiklere karşı dirençteki artış özellikle üriner sistem enfeksiyonlarında kullanılan Siprofloksasin ve TMP- SMXe karşı direnç gelişimiyle de kendini göstermektedir. Buna rağmen 3 günlük Siprofloksasin ve TMP-SMX rejimleri transrektal prostat biyopsi profilaksisinde etkili yöntemlerdir. Siprofloksasin veya TMP-SMX kullanımının, transrektal prostat biyopsisi sonrası üriner sistem enfek- siyonları gelişiminde ve diğer komplikasyonlar açısından birbirlerine üstünlüğü saptanmamıştır.