Journals / Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology / 2018 / Cilt: 15 - Sayı: 4
Pelvic floor disorders associated with higher-level sexual dysfunction in the Kersa district, Ethiopia
- Pages
- 210–216
- DOI
- —
Abstract
değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışma sırasında, evli ve hala birliktelik gösteren toplam 2389 kadın, evli olan ve bir PTB çalışmasına katılan 3432 kadın arasından araştırmaya alınmıştır. Çalışma katılımcıları, Kersa Sağlık ve Demografik Denetim Sistemi veri tabanına dayalı çok aşamalı bir örnekleme prosedürü ile seçilmiştir. Verileri toplamak için Kadın Cinsel İşlev İndeksi anketi kullanılmıştır. İndeks skoru (<26,55), cinsel işlev bozukluğu için sınır noktası olarak değerlendirilmiştir. Aracın içeriği doğrulanmış ve iç güvenilirlik Cronbach alfa kullanılarak kontrol edilmiştir. PTB’ler ve cinsel işlev bozukluğu arasındaki ilişkiyi araştırmak için sağlam varyans tahminine sahip Poisson regresyon modeli kullanılmıştır. Bulgular: Toplam 2389 katılımcının 1127’sinde [%47; %95 güven aralığı (GA): 45,0-49,0] cinsel işlev bozukluğu mevcuttu. Cinsel istek bozukluğu en sık görülen rahatsızlık idi (%72,0; %95 GA: 70,0-74,0). Karıştırıcı faktörler kontrol edildikten sonra, kadın cinsel işlev bozukluğu prevalansı, PTB’si olmayan kadınlarla karşılaştırıldığında, PTB’li kadınlarda %56 (düzeltilmiş prevalans oranı, 1,56; %95 GA: 1,44-1,69) daha yüksek bulundu. Sonuç: Kersa’nın kırsal toplumunda, kadınların yaklaşık yarısı cinsel işlev bozukluğuna sahiptir ve bu durum önemli derecede PTB ile ilişkilidir. Bu, kadınların cinsel ve üreme sağlığını en üst seviyeye çıkarmak için PTB’ye karşı acil bir müdahale çağrısıdır.
Özet
Objective: To assess the prevalence of female sexual dysfunction and its association with pelvic floor disorder (PFD) in a large scale, community-basedstudy.Materials and Methods: A total of 2389 women who were married and still in union at the time of the study were drawn from 3432 women who hadever been married who participated in a PFD study. Study participants were selected through a multistage sampling procedure based on Kersa Health andDemographic Surveillance System database. The Female Sexual Function Index questionnaire was employed to collect data. The index score <26.55 wasused as a cut-off point for sexual dysfunction. The content of the tool was validated and internal reliability was checked using Cronbach’s alpha. Poissonregression model with robust variance estimation was used to investigate the relationship between PFDs and sexual dysfunction.Results: From the total 2389 participants, 1127 [47.0%; 95% confidence interval (CI): 45.0-49.0] had sexual dysfunction. Sexual desire disorder was themost prevalent disorder (72.0%; 95% CI: 70.0-74.0). After controlling for confounding factors, the prevalence of female sexual dysfunction was found as56% (adjusted prevalence ratio, 1.56; 95% CI: 1.44-1.69) higher with women with PFD as compared with women without PFD.Conclusion: In the rural community of Kersa, about half of the women have sexual dysfunction and it is significantly associated with PFD. This would callfor an urgent intervention against PFD to maximize the women’s sexual and reproductive health.