Journals / Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology / 2020 / Cilt: 17 - Sayı: 2
Menapoz sonrasına bırakılan uterin miyomların gelişen endometrium kanseri üzerine etkilerinin incelenmesi
- Pages
- 128–132
- DOI
- —
Abstract
Amaç: Uterus leiomyomları ve endometriyal kanser arasındaki olası ilişkileri araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya hastanemizdeki 2012-2017 yılları arasında endometriyal karsinom nedeniyle cerrahi girişim uygulanan 153 hasta dahil edildi. Hasta dosyaları retrospektif olarak incelendi. Leiomyom varlığı ve yokluğuna göre iki gruba ayrılan hastalar her iki grup karsinomun histopatolojik tipi, nükleer ve histolojik derece, hastalık evresi, paraaortik lenf nodu tutulumu ve miyometriyal invazyon açısından karşılaştırıldı. Çalışma verilerinin analizinde SPSS 15.0 yazılım paketi, Student’s t-testi ve ki-kare testi kullanıldı. Bulgular: Leiomyoma varlığı ile yaş, tümör tipi, miyometriyal invazyon, nükleer derece veya histolojik derece arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı (hepsi için, p>0,05). Leiomyom ve lenf nodu metastazlarının varlığı arasında anlamlı ilişki saptandı. Lenf nodu metastazları uterus leiomyomları olmayan hastalarda (%20,55) iken uterin leiomyomalı hastalardan %5 ile daha sıktır (p=0,004). Hastalık evrelerinin leiomyom varlığı ile analizi, uterus leiomyomları olan hastalarda ortalama evre 1A iken, uterus leiomyomları olmayan hastalarda ortalama evre 1B olduğunu gösterdi (p=0,002). Diğer bir deyişle, uterin leiomyomu olan hastalarda lenf nodu tutulumu daha az yaygındı ve endometriyal karsinomda hastalık evreleri daha düşüktür. Sonuç: Uterin leiomyomlar, endometriyal karsinomun prognostik değişkenleri üzerinde olumsuz bir etkiye sahip değildir.
Özet
Objective: This study aimed to evaluate any potential associations between uterine leiomyomas and endometrial cancer.Materials and Methods: This is a retrospective study of 153 female patients who have been operated because of endometrial carcinoma in our hospital between 2012 and 2017. Data were collected from hospital records. Study participants were divided into two groups according to the presence and absence of leiomyomas. These two groups were compared in terms of histopathological adenocarcinoma type, nuclear and histological grades, disease stage, para-aortic lymph node involvement, and myometrial invasion. For data analysis, Statistical Package for Social Sciences 15.0 software package was used. Comparison between the two groups was made using the chi-square test, and each variable was tested with the Student’s t-test for statistical significance.Results: No statistically significant differences were found between the groups with respect to age, tumor type, myometrial invasion, nuclear grade, or histological grade (p>0.05 for all). A significant difference was found between leiomyomas presence and lymph node metastases. The lymph node metastases were more common in patients without uterine leiomyomas (20.55%) than in those with them (5%; p=0.004). Analysis using the Federation of Obstetrics and Gynecology stages for the presence of leiomyomas indicated that the mean stages were 1A and 1B in patients with and without uterine leiomyomas, respectively (p=0.002). Conclusion: Uterine leiomyomas did not adversely affect the prognosis of patients with endometrial carcinoma. Moreover, lymph node involvement was less common, and stages were lower in patients with leiomyomas.