Journals / Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology / 2017 / Cilt: 14 - Sayı: 1

Vajinal doğumlarda intrapartum bakım hizmetlerinin kapsam ve kalitesinin değerlendirilmesi: Bir devlet hastanesi örneği

Evaluating the content and quality of intrapartum care in vaginal births: An example of a state hospital

Pages
10–17
DOI
—

Abstract

Objective: The purpose of the research was to assess the content and quality of the intrapartum care offered in vaginal births in Turkey, based on the example of a state hospital.Materials and Methods: This cross-sectional study was conducted between January 1st, 2013 and December 31st, 2014 at Aydın Maternity and Children’s Hospital. The study sample consisted of 303 women giving vaginal birth, who were recruited into the study using the method of convenience sampling. Research data were collected with a questionnaire created by the researchers and assessed using the Bologna score. Numbers and percentages were assessed in the data analysis. Results: The mean age of the women was 25.14±5.37 years and 40.5% had given one live birth. Of the women, 45.2% were admitted to hospital in the latent phase, 76.6% were administered an enema, 3.3% had epidural anesthesia, 2.6% delivered using vacuum extraction, and 54.1% underwent an episiotomy. Some 23.8% of the women experienced spontaneous laceration that needed sutures. The babies of two women exhibited an Apgar score below 7 in the fifth minute. When the quality of the intrapartum care given to the women was assessed with the Bologna score, it was found that 92.7% went into labor spontaneously, 100% of the births were supervised by midwives and doctors, 97.7% of the women had no supporting companion, and the nonsupine position was only used in 0.3% of the women. A partogram was used to follow up on the birth process in 72.6% of the women, and 82.5% achieved contact with their babies within the first hour after birth. Induction was applied in 76.6% of the women and fundal pressure in 27.4%. Conclusion: The study revealed that the quality of intrapartum care in vaginal births was inadequate. Reformulating the guidelines regarding intrapartum care in accordance with World Health Organization recommendations and evidence-based practices may contribute to improving mother and infant health

Özet

Amaç: Araştırmanın amacı, bir devlet hastanesi örneğinde, Türkiye'de vajinal doğumlarda verilen intrapartum bakım hizmetlerinin kapsam ve kalitesini Bologna skoru kullanarak incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Bu kesitsel araştırma, 1 Ocak 2013 ve 31 Aralık 2014 tarihleri arasında Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemine normal doğum yapan ve gelişigüzel örnekleme yöntemi ile belirlenen 303 kadın dahil edilmiştir. Araştırma verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu ve Bologna skoru ile toplanmıştır. Verileri sayı ve yüzde ile analiz edildi. Bulgular: Kadınların yaş ortalaması 25,14±5,37 idi ve %40,5'i bir kez canlı doğum yapmıştı. Kadınların %7,3'ünün doğum eyleminin spontan başlamadığı, %45,2'sinin latent fazda hastaneye kabul edildikleri, %76,6'sına lavman, %3,3'üne epidural anestezi, %2,6'sına vakum ve %54,1'ine epizyotomi uygulandığı saptanmıştır. Kadınların %23,8'inde dikiş gerektiren spontan laserasyon oluşmuştu. İki kadının bebeğinin beşinci dakikadaki Apgar skoru 7'nin altında idi. Kadınlara verilen intrapartum bakımın kalitesi Bologna skoru ile değerlendirildiğinde, %92,7'sinin doğum eyleminin spontan olarak başladığı, tüm doğumların ebe ve doktorlar tarafından yaptırıldığı, %97,7'sinde destekleyici bir kişi bulunmadığı ve kadınların sadece %0,3'ünde nonsupin pozisyon kullanıldığı saptanmıştır. Kadınların %72,6'sının doğumlarının izleminde partogram kullanılmış ve %82,5'inin anne ve bebek teması doğumdan sonraki bir saat içinde gerçekleştirilmişti. Kadınların %76,6'sının doğumunda indüksiyon ve %27,4'üne fundal basınç uygulanmıştı. Sonuç: Bu çalışma, vajinal doğumlarda intrapartum bakım kalitesinin yeterli olmadığı sonucunu ortaya koymuştur. İntrapartum bakım hizmetlerinin Dünya Sağlık Örgütü'nün önerileri ve kanıta dayalı uygulamalara uygun biçimde yeniden düzenlenmesi ile anne-bebek sağlığının gelişimine katkı sağlanabilir