Journals / Turkish Journal of Plastic Surgery / 2017 / Cilt: 25 - Sayı: 4
Glandüler Yaralanmanın Eşlik Ettiği Travmatik Stenon Kanalı Yaralanmalarına Alternatif Yaklaşım: Kanal Kesilerinde Mikrocerrahi Onarıma Ek Olarak Akut Dönemde Beze Botulinum Toksin Enjeksiyonu
- Pages
- 183–187
- DOI
- —
Abstract
Objective: The aim of this study was to evaluate the long-term results of a simultaneous application of botulinum toxin to the parotid gland in conjunction with the microsurgical repair of the duct in an acute setting and to encourage using botulinum toxin as a first-line option to prevent future complications associated with glandular involvement.Material and Methods: Three patients who were referred to the Plastic Surgery Clinic by the emergency room of the Hacettepe University Hospital after maxillofacial trauma are reviewed in this study. Exploration of the facial nerve and Stensen’s duct was planned for all patients within the first 72 hours after their injuries. After intraoral catheterization of the Stensen’s duct through the papilla using an epidural catheter, microsurgical end-to-end anastomosis was performed. Concurrently, 100 units of botulinum toxin A was injected at standardized eight points to the parotid gland.Results: Postoperative magnetic resonance (MR) sialography revealed patency in all patients at the end of postoperative first year. The mean postoperative parotid volume of the injured and non-injured sides were 19.82±10.55 cm3 and 17.79±10.98 cm3, respectively, and the results were found to be comparable. Fibrillation potentials in the postoperative electromyography recordings and clinical examination demonstrated nerve regeneration.Conclusion: Botulinum toxin A appears to be effective in treating duct injuries accompanied by glandular involvement in an acute setting, as well as in preventing long-term complications
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, parotis kanal kesilerinin mikrocerrahi olarak onarımı ile eş zamanlı olarak bez yapısının da yaralandığı olgularda akut dönemde botulinum toksin uygulanmasının uzun dönem sonuçlarının değerlendirilmesi ve bezin de yaralanmaya dahil olduğu olgularda botulinum toksin uygulamasının birinci basamaktedaviye dahil edilmesini teşvik etmektedir.Gereç ve Yöntemler: Hacettepe Üniversitesi acil servisi tarafından plastik cerrahi kliniğine maksillofasiyal travma sonrası konsülte edilen üç hasta bu çalışmada değerlendirilmiştir. Tüm hastalarda yaralanmayı takip eden ilk 72 saat içinde fasiyal sinir ve Stenon kanalının eksplorasyonu planlanmıştır. Stenon kanalının papilla yoluyla epidural katater ile intraoral kateterizasyonunu takiben, mikrocerrahi ile uç uca anastamoz gerçekleştirilmiştir. Eş zamanlı olarak, 100 ünite botulinum toksin parotis bezi üzerinde standardize sekiz noktaya uygulanmıştır.Bulgular: Postoperatif MR sialografi birinci yıl sonunda tüm hastalarda Stenon kanalının patent olduğunu göstermiştir. Ortalama parotis bez volümleri yaralanma olan ve olmayan tarafta sırasıyla 19,82±10,55 cm3 ve 17,79±10,98 cm3 olarak ölçülmüş olup, istatistiksel olarak benzer bulunmuştur. Postoperatif elektromyografi ölçümlerinde görülmüş olan fibrilasyon potansiyelleri ve klinik görünüm sinir rejenerasyonu olarak yorumlanmıştır.Sonuç: Botulinum toksin A, glandüler komponentin eşlik ettiği kanal yaralanmalarında hem akut dönemde tedavide hem de uzun dönemde komplikasyonların önlenmesinde etkili olarak gözükmektedir