Journals / Turkish Studies - Historical Analysis / 2020 / Cilt: 15 - Sayı: 3

Ottoman Traces in the Archive of Mount Sinai: Fermans and Concessions

Sina Dağı Arşivinde Osmanlı İzleri: Fermanlar ve İmtiyazlar

Pages
851–867
DOI
—

Abstract

Recently, research on monastic communities living in the sacred resorts of Eastern Christianity has produced remarkable results. Especially ın the XIX th. century, the information provided by some travelers and the examinations of the scientific committees showed that the monasteries were not only the places where the hermit monks lived, but also the places with a unique collection and archive containing valuable manuscripts and documents. Undoubtedly, one of these places is Mount Sinai, which carries the memories of different heavenly religions in Egypt, and St. Catherine Monastery, located in this mountain. In the 1950s, the classification and cataloging of the works and documents in the archive of the monastery was completed by a team of researchers consisting of Western and Eastern experts, and the documents were presented to the researchers. The fact that there are hundreds of documents such as firmans and berats written in Ottoman Turkish among the parts of this archive makes this archive very interesting for scientists. However, these documents have not yet been transcribed into Turkish or other languages. It is appreciated that such an archive is important in terms of fully illuminating the social, political and religious aspects of the history of the Ottoman Empire, as well as the history of the Sinai clergy. Thus, more robust analyzes can be made on the relationship between the state and non-Muslim community structures in the Ottoman Empire. In this study, a small trial of this has been done. The privileges of the clergy in Tur-i Sina were handled by selecting a few firmans that stand out to represent the four centuries that the Sinai clergy remained under Ottoman rule.

Özet

Son zamanlarda, Doğu Hristiyanlığının kutsal sayılan beldelerinde yaşayan manastır topluluklarıhakkındaki araştırmalar oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya koymaktadır. Özellikle XIX. yüzyılda bazıseyyahların aktardıkları bilgiler ve ilim heyetlerinin incelemeleri, manastırların sadece münzevi keşişlerinyaşadığı yerler olmadıklarını, fakat aynı zamanda birbirinden değerli yazmaları ve belgeleri barındıran eşsizbir koleksiyon ve arşive sahip mekânlar olduklarını da göstermiştir. Şüphesiz bu yerlerden biri de Mısır’dafarklı semavî dinlerin hatıralarını taşıyan Sina Dağı ve bu dağda yer alan St. Catherine Manastırı’dır. 1950’liyıllarda, Batılı ve Doğulu uzmanlardan oluşan bir araştırmacı ekip tarafından, manastırın arşivindeki eserlerinve dökümanların kataloglanması işi tamamlanmış ve belgeler araştırmacıların istifadesine sunulmuştur. Buarşivi oluşturan parçalar arasında Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış yüzlerce ferman, berat vb. belgenin bulunması, söz konusu arşivi bilim insanları için son derece ilgi çekici kılmaktadır. Ne var ki, bu belgelergünümüz Türkçesine ya da başka dillere henüz transkript edilebilmiş değildir. Takdir edilir ki böyle bir arşiv,Sina ruhbanlarların tarihi kadar Osmanlı İmparatorluğu tarihinin sosyal, siyasî ve dinî yönlerinin tamamenaydınlatılması bakımından da önem taşımaktadır. Bu arşivde yer alan belgelerin, Türkiye Cumhuriyeti, DevletArşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi’ndeki diğer belgelerle birlikte değelendirilmesi, konuya daha bütüncülyaklaşımların sergilenmesini mümkün kılacak, böylece Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet ile gayrimüslimcemaat yapıları arasındaki ilişkiler üzerinde daha sağlıklı analizler yapılabilecektir. Bu çalışmada, bununküçük bir denemesi yapılmış, Sina Dağı ruhbanlarının Osmanlı egemenliğinde kaldıkları dört asrı temsilenöne çıkan birkaç ferman seçilerek Tur-i Sina’daki ruhbanların imtiyazları ele alınmıştır.