Journals / Turkish Studies - Historical Analysis / 2019 / Cilt: 14 - Sayı: 1

TRANSFORMATION OF THE SOCIAL LIFE IN SINGLE PARTY PERIOD IN TURKEY KONYA SAMPLE (1935-1942)

TEK PARTİ DÖNEMİNDE SOSYAL HAYATIN DÖNÜŞÜMÜ KONYA ÖRNEĞİ (1935-1942)

Pages
85–106
DOI
—

Abstract

The purpose of this study is; to evaluate the change in social life during the Single-Party period throughout the country and especially in Konya. In order to reach this goal, a local newspaper, Ekekon, which was broadcasting at that time, the national newspapers Cumhuriyet, Milliyet and Ulus, the Archives of the Prime Ministry and the related studies in this field was used. With the establishment of a new administration after the collapse of the Ottoman Empire, not only the way of governing has changed but Turkish society has entered into a completely new process of impersonation. While some important innovations made during the first years of the Republic were more concerned about being national, the developments in the following years rapidly removed the Turkish society from nationality and the concept of modernization was accepted as Westernization. As the Republican elites turned this perception into an ideology, in the Turkish society, which has a traditionalist structure, most of its population has been strayed, and the gap between the aristocracy and the other people has increased. The practices put forward had a secular-centered character which was never indispensable throughout the modernization process. Therefore, the idea of embedding the national, holy values and deep-rooted tradition in a new way for a Turkish society in the process of modernization has been made as a principle for the whole period of the National Chief administration while being gradually structured in the time of Atatürk. This accepted principle has been considerably influential in the wiping of the decreasing favor of time in the majority of society. Particularly in the Single-Party period of İsmet İnönü’s administration, the Greco-Roman culture pattern, which was seen in accordance with the Turkish society, caused a reaction that was underestimated in the traditional society, and that this reaction, along with the belief that the material problems of the society would be solved, as well as the gap in the spiritual sphere has prepared a ground that would be filled with a new power (Democrat Party). Modernization, which has become more definite in the last century of the Ottoman Empire and has been manifested itself in the Republican period, has become a concept identified with Westernization. This perception was a reason for Turkish society to fall into a stalemate between East and West cultures and not to save itself from these contradictions.

Özet

Bu çalışmanın amacı; Tek-Parti döneminde sosyal hayattameydana gelen değişim sürecini ülke genelinde ve bilhassa Konyaözelinde değerlendirmektir. Bu amaca ulaşmak için o dönemde yayınhayatını sürdüren yerel bir gazete olan Ekekon’dan, ulusal gazetelerCumhuriyet, Milliyet ve Ulus’tan, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’ndenve bu alanda yapılan ilgili çalışmalardan yararlanılmıştır.Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra yeni bir idareninkurulmasıyla, sadece yönetim şekli değişmemiş, Türk toplumubütünüyle yeni bir şekle bürünme sürecine girmiştir. Cumhuriyet’in ilkyıllarında yapılan önemli bazı yenilikler, daha çok millî olma endişesinitaşırken, sonraki yıllardaki gelişmeler –özellikle Mustafa KemalAtatürk’ten sonra- Türk toplumunu hızla millî olmaktan uzaklaştırmışve modernizasyon kavramı tamamen Batılılaşma olarak kabuledilmiştir. Cumhuriyet elitlerinin bu algıyı bir ideoloji halinegetirmesiyle de nüfusunun çoğu toprağa bağlı, gelenekçi bir yapıyasahip Türk toplumunda, genel anlamda bir bocalama oluşmuş vearistokrasi ile halk arasındaki uçurum daha da artmıştır.Ortaya konan uygulamalar, çağdaşlaşma süreci boyunca aslavazgeçilemez olan lâiklik merkezli bir karakter taşımıştır. Dolayısıylamodernizasyon sürecindeki bir Türk toplumu için millî, mukaddesdeğerler ve sahip olunan köklü geleneğin yeni bir şekle büründürülmesifikri, Atatürk zamanında kademeli bir şekilde yapılandırılırken, Milli Şefyönetiminin tüm dönemi için bir prensip haline getirilmiştir. Buprensip, toplumun büyük bir kesiminde iktidara yönelik zamanla azalan teveccühün tamamen silinmesinde önemli derecede etkiliolmuştur. Özellikle İnönü’lü Tek-Parti döneminde, Türk toplumunauygun görülen Greko-Romen kültür kalıbı, gelenekçi toplumdaazımsanamayacak kadar bir tepki meydana getirmiş ve bu tepki,toplumun maddî sıkıntılarının giderileceğine olan inancın yanında,manevî alandaki boşluğunun da doldurulacağı düşüncesiyle yeni biriktidara (Demokrat Parti) zemin hazırlamıştır.Osmanlı’nın son yüzyılında artık kesinlik kazanan ve Cumhuriyetdöneminde hızlı bir şekilde kendini gösteren modernleşme, Batılılaşmaile özdeşleştirilen bir kavram olmuştur. Bu algı, Türk toplumununDoğu-Batı kültürleri arasında bir çıkmaza düşmesine ve günümüzde debu çelişkilerden kendisini kurtaramamasına bir sebep teşkil etmiştir.Çalışmanın sonucunda; Konya’da sosyal hayatın dönüşümünde1935-1942 yılları arasındaki sürecin bir yönüyle önemli bir zamandilimini ifade ettiği bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca, Tek-Partiyönetiminin sosyo-kültürel programlarının, Konya’da -özelliklemerkezde- hızlı bir dönüşüm meydana getirdiği, faaliyetlerin, Halkevibünyesinde planlı bir şekilde yürütüldüğü, çoğu kez yardım amaçlıyapılan faaliyetlerin, Batı’yı işaret eden etkinlikleri toplumabenimsetmek gibi başka bir görevi de üstlendiği sonuçlarına daulaşılmıştır.