Journals / Turkish Studies - Historical Analysis / 2020 / Cilt: 15 - Sayı: 2
British And American Minority Policies in Turkey During World War II
- Pages
- 499–513
- DOI
- —
Abstract
Turkey stayed neutral until the last months of World War II, but it lived the economic crisis caused by the war in all its dimensions. Because of the possibility of being attacked by the Allies or the Axis states, Turkey perused a war economy and recruited a million men in the army. Some of the capital owners in Turkey, who took advantage of this war, engaged in black-marketing and stocking. Since all these developments caused inflation and the economy to deteriorate, the Saraçoğlu Government had to take some measures. One of these measures applied by the government was the Wealth Tax Law (Varlık Vergisi Kanunu). Although the law stipulates equal taxation of all citizens based on their wealth, Non-Muslim minorities were subjected to very high taxation compared to the Muslim Turks. Because monirities held most of the capital in Turkey, Wealth Tax effected them the most. Although all citizens had equal rights and freedoms in Turkey, the implementation of the Capital Tax began to be seen as Turkification of the economy and even racism. Minorities, especially Jews, frequently applied to Britain and the United States to correct the unfair tax distribution. However, the United States and Great Britain believed that a non-belligerent Turkey would contribute their eventual victory, and they did not want to deteriorate their relations with Turkey. This article examines the British and the American policy towards non-Muslim minorities in Turkey during the war years in the light of the British and the US consulate archival documents. Thus, this study investigates to what extent the foreign states intervened in the internal affairs of Turkey during WWII.
Özet
Türkiye İkinci Dünya Savaşı’na fiili olarak girmemesine rağmen, savaşın neden olduğu ekonomik buhranı bütün boyutlarıyla yaşamıştır. Türkiye, Müttefik veya Mihver devletleri tarafından saldırıya uğrama ihtimalinden dolayı savaş ekonomisine geçmiş ve bir milyona yakın askeri silah altına almıştır. Bu savaş ortamını fırsat bilen bazı sermaye sahipleri karaborsacılık ve stokçuluk yapmıştır. Bütün bu gelişmeler enflasyonun yükselmesine ve ekonominin bozulmasına neden olduğundan Saraçoğlu Hükümeti bazı tedbirler almak zorunda kalmıştır. Hükümetin başvurduğu bu tedbirlerden birisi Varlık Vergisi Kanunu’ydu. Kanun,bütün vatandaşların mal varlıklarına göre eşit vergilendirmeyi öngörmesine rağmen, uygulamda Türkiye’deki gayrimüslim azınlık toplumu Müslüman Türklere göre yüksek vergilendirmelere tabi tutuldular. Türkiye’deki sermayenin büyük bir kısmı azınlıkların elinde olmasından dolayı Varlık Vergisi’nden en çok onların etkilenmesi doğaldı. Fakat bütün vatandaşların eşit hak ve hürriyete sahip olduğu Türkiye’de bu durum İktisadi Türkleştirme ve ırkçılık olarak görülmeye başlandı. Başta Yahudiler olmak üzere Türkiye’deki azınlıklar adaletsiz vergi dağılımının düzeltilmesi için sık sık İngiltere ve ABD’ye müracaat ettiler. Ancak tarafsız bir politika yürüten Türkiye’nin nihai zaferlerine katkı sağlayacağını düşünen bu devletler, Türkiye’yle olan münasebetlerini savaş esnasında bozmak istemediklerinden Varlık Vergisi’ne belli bir süre kayıtsız kaldılar. Bu makale, İngiltere ve ABD’nin savaş yıllarında Türkiye’deki gayrimüslim azınlıklara yönelik politikasını konsolosluk arşiv belgeleri ışığında incelemektedir. Böylece, yabancı devletlerin İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin iç meselesine ne denli müdahale ettiği araştırılmıştır.