Journals / Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi / 2021 / Cilt: 11 - Sayı: 21

Two Novels by Vildan Serdar: Review of Love and Μigration and Night without Morning

VİLDAN SERDAR’IN İKİ ROMANI: SABAHSIZ GECE İLE AŞK VE GÖÇ’ÜN ELEŞTİRİSİ

Pages
89–116
DOI
—

Abstract

In both novels by Vildan Serdar, dramatic events such as migrations, hunger, poverty and deaths that took place during continuous wars in the first half of the 20th century are analyzed from the perspective of literature. Muslim population living in the Balkans have suffered serious consequences of the social destruction, and the severe consequences of the Balkan War have lasted for years. In this respect, the Balkan Wars, which have caused traumas that are very difficult to heal, have been the area of interest not only for history but also for literature. In this context, the local Turkish literature of Western Thrace focused on this topic for the same reasons. While the resistance of the Turks of Western Thrace in those wars is analyzed in his first work, Sabahsız Gece (Night without Morning); in his other work, Aşk ve Göç (Love and Migration), in addition to the topic of love, he refers to the chain of difficulties that began after the War of '93 (Turkish-Russian War in 1877), with the migration of millions of people to survive. In this respect, both novels focus on issues concerning our recent history, and dramatic human scenes developing in the shadow of the war are reflected in this context from a social perspective. These two novels can be said to be documentaries of our recent history, woven with the tragic stories of Western Thrace Turks and Macedonian Turks in the first half in the 20th century.

Özet

Vildan Serdar’ın her iki romanında, 20. yüzyılın ilk yarısında ardı arkası kesilmeyensavaşlarla meydana gelen göçler, açlık, sefalet ve ölümler gibi dramatik olaylar, edebiyatınbakış açısıyla ele alınmıştır. Balkan Savaşı’yla inanılmaz bir değişim ve dönüşüme uğrayanRumeli coğrafyasında yaşayan Müslüman nüfusun uğradığı toplumsal yıkımın sonuçları ağırolmuş, yıllar süren büyük acılar çekilmiştir. Bu açıdan kapanması oldukça güç travmalara yolaçan Balkan Savaşları sadece tarihin değil, edebiyatın da ilgi alanı olmuştur. Bu çerçevede ocoğrafyada gelişen yerli Türk edebiyatı da bu konuya aynı ilgiyle eğilmiştir. Yazarın ilkçalışması olan Sabahsız Gece’de Batı Trakya Türklerinin savaşlar karşısında metanetli tutumuanlatılırken, onun diğer bir yapıtı olan Aşk ve Göç’te ise bir aşk konusunun yanı sıra '93 Harbiile başlayan savaşlar zincirinin yol açtığı çeşitli güçlüklerin yanı sıra parçalanmış ailebireylerinin hayatta kalma mücadelesi ele alınmıştır. Bu açıdan her iki romanda yakıntarihimizi ilgilendiren konular üzerinde durulmuş, savaşın gölgesinde gelişen dramatik insansahneleri de bu bağlamda sosyal bir bakış açısıyla yansıtılmıştır. Denilebilir ki bu iki roman,20. yüzyılda Batı Trakya Türkleri ile Makedonya Türklerinin savaşın ortasında yaşadıklarıtrajik öyküleriyle örülmüş yakın tarihimizin birer belgeseli niteliğindedir. Bu makaleninamacı; 20. yüzyılın ilk yarısında gelişen tarihî olaylara, Batı Trakya Türk edebiyatının nasılbaktığına ilişkin bir fikir vermektir.