Journals / Turkish Journal of Family Medicine and Primary Care / 2015 / Cilt: 9 - Sayı: 3
Aile Hekimliği Asistanlarının Gebelikte İlaca Maruz Kalım İle İlgili Risk Algıları
- Pages
- 93–98
- DOI
- —
Abstract
Introduction: The family medicine residents (FMR) in Turkey frequently interact with pregnant patients who are in need of information and guidance regarding inadvertent drug exposure during their pregnancy. Risk perception of FMR regarding the possible teratogenic effects of drugs is substantially important since it may directly affect how they counsel and guide such patients in countries with limited access to Teratology Information Services (TIS) like Turkey. Methods: This was a survey study. Each questionnaire included demographic questions and visual analogue scales (VAS) to measure the perceived risk level (0 % - 100 %) for the background risk of pregnancy and exposure to commonly used drugs. Mean perceived risk scores (MPRS) was calculated and compared with the true risk value (TRV) of eachdrug.Perception of risk regarding whether the drugs may cause malformations at a frequency higher or lower than 5 % was also evaluated. Results: Forty-six FMR from two Turkish training and research hospitals were participated. MPRS for the background risk of pregnancy regarding congenital malformations was 3.8 ± 4.1 %. Additionally, great majority of the drugs were considered to cause congenital malformations at a frequency higher than 5 % by the great majority of FMR. Conclusions: Risk of drug exposure in pregnancy are found to be misperceived and overestimated by FMR. This misperception may lead to adverse consequences such as avoidance of giving a necessary treatment to the pregnant patient and provoking unnecessary anxiety in the pregnant women with inadvertent drug exposure. Integrating relevant courses into FMR training and establishment of TISes in developing countries should be the primary goal to overcome this problem.
Özet
Giriş: Aile hekimliği asistanları gebeliğinin farkında olmadan ilaca maruz kalan ve bu konuda hakkında bilgi ve rehberlik ihtiyacı duyan gebeler ile sıkça karşılaşmaktadırlar. Türkiye gibi gebelerin Teratojenite Bilgi Servisleri'ne (TBS) erişim imkanlarının kısıtlı olduğu ülkelerde, aile hekimliği asistanlarının ilaçların olası teratojenik etkilerine dair risk algıları, bu tür hastalara verecekleri danışmanlık ve rehberlik hizmetini doğrudan etkileyeceğinden, yüksek önem arz etmektedir. Yöntem: Bu çalışma bir anket çalışması olarak planlanmıştır. Anket formuna demografik soruların yanında gebelikte temelde bulunan major konjenital malformasyon gelişme riskini ve sık kullanılan ilaçlara maruziyeti ölçmek üzere kullanılan görsel analog skalalar (GAS, % 0 - % 100) dahil edilmiştir. Her ilaçla ilgili ortalama risk algısı skoru hesaplanmış ve ilgili ilacın gerçek risk değeri ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca aile hekimliği asistanlarının ilaçların major konjenital malformasyon oluşturma potansiyelleri ile ilgili risk algılarının % 5'lik sınır değerin hangi oranda altında ya da üstünde olduğu da değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya iki büyük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 46 aile hekimliği asistanı dahil edilmiştir. Gebelikte temelde bulunan major konjenital malformasyon riskine dair ortalama risk algısı skoru % 3.8 ± 4.1 olarak hesaplanmıştır. Tüm ilaçlar için ortalama risk algısı skoru gerçek risk değerinden daha yüksek olarak bulunmuştur. Aile hekimliği asistanlarının büyük bölümünün ilaçların major konjenital malformasyon oluşturma risklerini % 5'in üzerinde olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Sonuç: Aile hekimliği asistanlarının gebelikte ilaç maruziyetine dair risk algıları olması gerekenden yüksektir. Bu yanlış yüksek risk algısı temel alınarak verilecek danışmanlık hizmeti, gebe hastanın alması gereken bir tedaviyi alamaması ya da bilmeden ilaca maruz kalan gebelerin olası konjenital malformasyon risklerine dair tedirginlik düzeylerinin artmasına neden olabilir. Bu problem, aile hekimliği asistan eğitimine bu konu ile ilgili gerekli entegrasyonun yapılması ve gelişmekte olan ülkelerde Teratojenite Bilgi Servisleri'nin kurulması ve yaygınlaştırılması ile çözülebilir.