Journals / Turkish Journal of Anaesthesiology and Reanimation / 2017 / Cilt: 45 - Sayı: 5
Üçüncü Düzey Bir Üniversite Hastanesinin Yoğun Bakım Ünitesine Kabul Edilen Antepartum ve Postpartum Obstetrik Hastaların Sonuçları: 8 Yıllık Değerlendirme
- Pages
- 303–309
- DOI
- —
Abstract
Objective: Although their rates are decreasing, pregnancy-related mortality and morbidity are problems worldwide. In this study, we aimed to review the characteristics, diagnoses, required interventions and outcomes of obstetric patients admitted between 2006 and 2014 to the Intensive Care Unit (ICU) of a tertiary university hospital to provide an indicator for improving the management of critically ill obstetric patients. Methods: A retrospective study of hospital records of obstetric admissions to the ICU was conducted. Results: The pregnancy-related ICU admission rate was 0.21% among all deliveries during the study period. Nine antepartum (mean gestational age: 23 weeks) and 48 postpartum (mean gestational age: 34 weeks) obstetric ICU admissions were included. Most obstetric patients admitted antepartum were primiparous (88.8%), whereas those admitted postpartum were multiparous (64.6%). The mean ICU stay was 7 days among the patients admitted antepartum and 6 days among those admitted postpartum. Common medical reasons for ICU admission were respiratory failure and HELLP syndrome in both groups; DIC and eclampsia were also medical reasons causing ICU admission among the postpartum patients. Mechanical ventilation and blood derivative transfusion were the most common interventions required during the ICU stay of the obstetric patients. Maternal death was unique to the patients admitted postpartum (6 patients, 12.5%). Conclusion: We reviewed obstetric admissions to our institution over an 8-year period. We believe that a nationwide study in Turkey that provides an indicator of the frequency, reasons of ICU admission and outcome of obstetric patients is required to improve the quality of intensive care
Özet
Amaç: Gebelik ilişkili mortalite ve morbidite, tüm dünyada sıklığı azalmakla birlikte halen ciddi bir problem olarak karşımıza çık- maktadır. Bu çalışmada 2006 ile 2014 yılları arasında üçüncü dü- zey bir üniversite hastanesinin yoğun bakım (YB) ünitesine kabul edilen obstetrik hastaların özelliklerini, tanılarını, yapılan girişim- leri ve sonuçlarını gözden geçirmeyi amaçladık. Yöntemler: Yoğun bakım ünitesine kabul edilen obstetrik hastala- rın hastane verileri retrospektif olarak gözden geçirildi. Bulgular: Çalışma süresi boyunca gebelik ilişkili YB kabul oranı tüm doğumların %0,21'ini oluşturmaktaydı. Dokuz antepartum (ortalama gestasyonel yaş 23 hafta) ve 48 postpartum (ortalama ges- tasyonel yaş 34 hafta) dönemdeki hasta çalışmaya dahil edildi. An- tepartum dönemde kabul edilen hastaların çoğu primipar (%88,8) iken postpartum dönemdeki hastaların büyük çoğunluğunu multi- par gebelikler (%64,6) oluşturmakta idi. Antepartum dönemdeki hastaların ortalama YB kalış süreleri 7 gün iken postpartum hasta- larda bu süre 6 gündü. Her iki grup hastada da YB'a kabul nedeni olarak en sık karşılaşılan medikal problemler arasında solunum yet- mezliği ve HELLP sendromu yer almakta idi. Bunun yanı sıra DIC ve eklampsi de postpartum hastalarda YB'a kabul nedenleri arasın- daydı. Obstetrik hastaların YB'da kalış süreleri boyunca en sık uygu- lanan tedaviler arasında mekanik ventilasyon ve kan ve kan ürünü transfüzyonları yer almaktaydı. Anne ölümü yalnızca postpartum dönemde YB'a kabul edilen hastalara özgüydü (6 hasta, %12,5). Sonuç: Bu çalışmada, 8 yıllık bir sürede hastanemiz YB ünitesine kabul edilen obstetrik hastaları gözden geçirdik. Türkiye'de YB'ların kalitesini iyileştirmek için obstetrik hastaların YB'a kabul nedenleri ve sıklığına, bu hasta grubunun sonuçlarına ait bir gösterge ortaya koyan ulusal düzeyde bir çalışmaya ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz