Journals / Toraks Dergisi / 2006 / Cilt: 7 - Sayı: 1
Correlation of high resolution computed tomography findings and respiratory function tests in chronic obstructive pulmonary disease
- Journal
- Toraks Dergisi
- Pages
- 17–22
- DOI
- —
Abstract
Chronic obstructive lung disease (COPD) is a major cause of chronic morbidity and mortality throughout the world. For the diagnosis and assessment of COPD, respiratory function tests (RFT), arterial blood gas (ABG) and diffusing capacity (DC) measurements are corner stones. Currently, high resolution computed tomography (HRCT) has already been used to detect severity, extention of the paranchimal destruction and anatomic distribution of the disease. In this study, the purpose is to analyze correlation between HRCT and RFTs in diagnosis of COPD. Thirty clinically stable patients with chronic pulmonary disease were exposed to HRCT scanning after carrying out their RFT, DC and ABG. Twenty five were men and five were women. The mean age was 63.27 year (40-75). Qualitative evaluation based on visual scoring method in HRCT. Our patients were distinct two major groups (chronic bronchitis (19/30) and emphysema (11/30)). When we compared all patients without made two main group, there were highly significant negative correlation between indexes of airflow obstruction (FEV1 %, L, p<0.001; FEF25-75 %, L/sec and PEF %, p <0.005) and COPD stage. In emphysematous group we found highly significant correlation between visual score and disease stage (p<0.001); also we found very strong correlation between visual score and DLCO (mmol/kPa.sn,%), DLCO/VA (DLCO/L,%) measurements (p<0.001). In two patients emphysematous changes were demonstrated in HRCT without spirometric or other physiologic measurement abnormality. With these values, we conclude that clinical practice HRCT demonstrate morphological changes in a stage before symptoms develop in emphysematous patients.
Özet
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) tüm dünyada en önemli mortalite ve morbidite sebeplerinden biridir. Hastalığın tanısının konmasında solunum fonksiyon testleri (SFT), arter kan gazı incelemeleri (AKG) ve difüzyon kapasitesi (DK) ölçümleri önemli köşe taşlarıdır. Günümüzde, özellikle yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografilerle (YRBT) parankim hasarının yaygınlığı ve anatomik dağılımı kolay değerlendirilmeye başlanmıştır. Biz çalışmamızda KOAH’lı olgularda solunum sisteminin fonksiyonel testleri ile ileri bir radyolojik inceleme yöntemi olan yüksek rezolüsyonlu akciğer bilgisayarlı tomografisi (YRBT) arasındaki korelasyonun saptanmasını amaçladık. Çalışmamıza klinik olarak stabil KOAH’lı 30 olgu alındı. Hastalarımızın 25’i erkek ve 5’i kadındı. Ortalama yaş 63.27 yıl (40-75) idi. Olgularımıza YRBT öncesi SFT, AKG ve DK ölçümleri yapıldı. YRBT değerlendirmeleri görsel skor yöntemi kullanılarak kalitatif olarak yapıldı. Olgularımız iki ana gruba ayrılarak (kronik bronşit (19/30), amfizem (11/30)) incelendi. Tüm olgular gruplara ayrılmadan incelendiğinde KOAH evresi ile FEV1 (L/sn,%) (p<0.001), FEF25-75 (L/sn,%) ve PEF (L/sn,%) değerleri arasında güçlü bir negatif korelasyon olduğu anlaşıldı (p<0.005). Amfizem grubunda KOAH evresi ile görsel skor arasında iyi bir korelasyon olduğu anlaşıldı (p<0.001). Yine amfizem grubundaki olgularda DLCO (mmol/kPa.sn,%) ve DLCO/VA (DLCO/L,%) değerleri ile KOAH evresi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p<0.001). Buna ek olarak amfizemli grupta görsel skorlama yöntemi ile en güçlü istatistiksel ilinti DLCO (mmol/kPa.sn,%) ve DLCO/VA (DLCO/L,%) değerleri ile mevcuttu (p<0.001). Öte yandan iki olguda hiçbir solunum fizyoloji testinde anormallik yokken YRBT’de amfizem olduğu belirlendi. Bu sonuçlarla, amfizemli hastalarda semptomlar gelişmeden akciğerdeki morfolojik değişikliklerin YRBT ile saptanabilmesinin klinik uygulamalarda anlamlı olduğu kanısına vardık.