Journals / Toplum ve Bilim / 2014 / Sayı: 129

This is not a text on Tarlabaşı : The story of informal Kurdish labor in Istanbul

Bu bir Tarlabaşı yazısı değildir : Enformel Kürt emeğinin İstanbul hikâyesi

Pages
175–184
DOI
—

Abstract

This work is a result of a field study that aims to explain the relationship Kurds, who became involved in the labor market in Istanbul after 2000, establish with Kurd- ishness through the parameters of city, identity and class. The changing meaning of Istanbul, which is historically an attractive city, and its unchanging quality as a place of exile, have become one of the axis that determine the relationship of Kurds with Istanbul. Especially how Kurds who came to city due to the process of forced migration, and the new generation who came after 2000 because of labor migration position themselves in the labor process is a significant factor in the re- shaping of Kurdish identity. The reproduction of Kurdish labor, which accompanies the social inequality caused by the class bases of spatial differentiation, in informal processes enfolded by ethnical domination mechanisms, brings about a stricter ap- plication of precariatisation processes directed at Kurdish labor in Beyoglu. Today, Kurdish identity is being re-formed in the metropolis because the laborer profile formed by spatial differentiation and precariatisation of labor is being reshaped by Kurdishness, and because the capitalist social formation constitutes social differentiation as the ideological precondition of the ruling accumulation regime.

Özet

Bu çalışma İstanbulda emek piyasasına 2000 sonrasında dâhil olan Kürtlerin kent, kimlik ve sınıf parametreleri üzerinden Kürtlükle kurdukları ilişkiyi açıklamayı amaçlayan bir saha araştırmasının ürünüdür. İstanbul gibi tarihsel olarak cazibe mekânlarından biri olan bir kentin Kürtler açısından değişen anlamı ve bir sürgün mekânı olarak değişmeyen niteliği, Kürtlerin İstanbul ile kurdukları ilişkiyi belirleyen eksenlerden biri olagelmiştir. Özellikle zorunlu göç sürecinde kente gelen Kürtlerin ve devamında 2000 sonrasında emek göçü olarak gelen yeni kuşağın, enformel emek süreci içerisinde kendilerini konumlandırmaları Kürt kimliğinin yeniden biçimlenmesinin önemli belirleyicilerinden biridir. Mekânsal farklılaşmanın sınıfsal temellerinin neden olduğu sosyal eşitsizliğe eşlik eden Kürt emeğinin enformel süreçler içerisinde etnik tahakküm mekanizmalarına sarmalanarak yeniden üretilmesi, Beyoğlundaki Kürt emeğine yönelik prekarizasyon süreçlerinin daha da katı biçimde uygulanmasını beraberinde getirmektedir. Günümüzde mekânsal farklılaşmanın ve emeğin pre- karizasyonunun neden olduğu emekçi profilinin Kürtlükle yeniden biçimlendirilmesi ve kapitalist toplumsal formasyonunun toplumsal farklılıklaşmayı egemen birikim rejiminin ideolojik ön koşulu olarak tesis etmesi, metropoldeki Kürt kimliğinin yeniden biçimlendirilmesinin nedenlerini oluşturmaktadır.