Journals / Toplum ve Bilim / 2014 / Sayı: 130
Familism, biopolitics and gender regime in Turkey
- Journal
- Toplum ve Bilim
- Issue
- 2014 · Sayı: 130
- Pages
- 176–188
- DOI
- —
Abstract
The state apparatus and discourse on family give us a rich ground to analyze the hegemony-construction process of political projects. Reproduction as political duty and family as a political entity were recognized by the modern states, either liberal or authoritarian. In other words, biopolitics of sovereign power is the very center of modern citizenship. Recognition of women mainly for their reproductive roles and family responsibilities has been very common in mainstream politics in Turkey. In this paper, I aim to analyze politics of family, sexuality and body, focusing on the AKP s policies and discourse in the neoliberal and conservative citizenship context. In the first part of the article I aim to look briefly, at the continuity of familism on Turkish politics and gender regime. In the second part I will specifically focus on the AKP s policies on sexuality and family to analyze the changes and continuities in gender regime and citizenship formations in the context of neoliberalism and conservatism. Focusing on familism as a legitimization of state authority, as the locus of social policy and as disciplining sexuality, I will discuss AKP s marginalization of women rights in Turkey and rising authoritarianism.
Özet
Özet: Bu makalede Türkiyede toplumsal cinsiyet rejimindeki aileci dinamikler ile bu dinamiklerin günümüz piyasa ilişkileri ve siyasal hegemonya sürecindeki konumu analiz edilmektedir. Aile, istihdam, nüfus, yerleşim, yaygın eğitimin örgütlenmesi, sağlık ve cinselliğin denetimi gibi bir dizi politika alanı açısından devlet iktidarı toplumsal cinsiyet rejiminin kuruluşunda tarihsel ve dinamik bir pozisyona sahiptir. Biyo- siyaset devlet iktidarının, yeniden üretim, cinsellik, ebeveynlik ve aile ilişkileri, hastalık ve sağlık gibi kişisel yaşamların kritik alanlarına nüfuz etmesi anlamına gelmektedir. AKP döneminde neoliberal ve muhafazakâr politikaların eklemlenmesi, yurttaşlık bakımından yeni bir hegemonyaya yol açmıştır. Ailecilik AKP hegemonyasının temel eksenlerinden birini oluşturmaktadır. Ailecilik, yeniden üretim ve kadın bedeninin denetimi üzerinden mahremiyet alanına bu nüfuz süreci, örneğin 1930ların prona- talist ve aileci söylemi ile benzerlikler taşımasına rağmen, gündelik olana nüfuz etme kapasitesi bakımından önemli farklılıklar taşıyor. Neoliberal yönetişim çerçevesi bağlamında, yeniden üretim, cinsellik ve aileye ilişkin politika çerçevelerinin analizi, siyasal projelerin hegemonya tesis etme süreçlerinin analizi için verimli bir zemin teşkil etmektedir. Makalede ailecilik siyasal hegemonya inşa etme sürecindeki rolü, sosyal politikanın odak noktası olması ve cinselliğin disiplini açısından ele alınmaktadır. Ailelerle ilgili projeler, kürtaj tartışması ve üremeye yardımcı teknolojiler ve bu alanda yapılan yasal değişikliklerin izi sürülerek, AKP dönemi biyosiyaseti siyasal hegemonya süreçleri ve toplumsal cinsiyet rejimindeki dönüşümler bakımından incelenmektedir.