Journals / Toplum ve Bilim / 2010 / Sayı: 119
Immigrant women and the regulation of motherhood: The motherhood experience of Turkish immigrant women in Amsterdam
- Journal
- Toplum ve Bilim
- Issue
- 2010 · Sayı: 119
- Pages
- 111–140
- DOI
- —
Abstract
Urban immigrant neighborhoods and their welfare mechanisms are places where citizenship is constituted in a complex articulation of host country s policies on im migrant incorporation and immigrant s strategies to negotiate their identity and maintain their concrete social processes of everyday life. The paradigm constructing immigrant women as a problem category and forming welfare policies in this framework is also constitutive in the relationship between state (and also market) and immigrant women. One of the prominent dimensions of this relationship is motherhood. The close relationship between mothers and welfare institutions begin from pregnancy period, proceeding with parental programs for schooling. Considering integration of ethnic/immigrant women, motherhood discourse is an important component of hegemonic agenda in Dutch multicultural context. Reinforcing public images, the representations on immigrant mothers reproduce ethnic/racial differences between communities through female body and constitute a discourse reverberated in policy level and institutional structures of Dutch society. This study aims to discuss the contradictions, restrictions and the resources of motherhood in terms of citizenship. Focusing on mothering experiences of Turkish immigrant women in their daily life settings in Amsterdam, I aim to examine how the motherhood discourse related with ethnic and class relations contains the regulation and governance of different mothers and how immigrant women negotiate with this discourse in welfare sector. Using methodological suggestions of women s standpoint theories and based on a fieldwork placing Turkish immigrant mothers experiences in welfare sector in immigrant neighborhoods, I examine the larger socio-economic and political processes in which their experiences are embedded
Özet
Çeşitlik ve farklılıkları içeren kentsel alanlar, farklı toplulukların sosyal uyumunu hedefleyen yeni yönetişim teknolojileri ile göçmenlerin somut gündemlerinin kesiştiği alanlardır. Yurttaşlık, bu alanlarda problem kategorisi olarak inşa edilen gruplara yönelik programlar aracılığıyla ve gündelik yaşamdaki yüz yüze ilişkiler yoluyla inşa edilmektedir. Hollanda bağlamında göçmen kadınlar ile devlet (ve de piyasa) arasında kurulan bu ilişkinin öne çıkan boyutlarından biri anneliktir. Anneler ile refah kurumları arasında kurulan bu ilişki hamilelik döneminde başlar ve okul sürecindeki ebeveyn programları ile devam eder. Annelik söylemi entegrasyon politikalarının da temel bileşenlerinden biridir. Göçmen kadınların öteki olarak keskin temsilleri, kadın bedeni ve cinselliği aracılığıyla toplumlar arasındaki etnik/ırksal farklı- lıkları yeniden üretmektedir. Bu çalışmada belli bir grup kadının annelik deneyimleri ve gündelik yaşamlarına odaklanarak, anneliğin belli bir bağlamdaki çelişkilerini, oluşturduğu sınırlar ve içerdiği direnme olanaklarını tartışmayı hedefliyorum. Bu yolla, bir kurum olarak, anneliğin, etnik ve sınıfsal ilişkilerle bağlantılı bir biçimde nasıl farklı anneliklerin düzenlenmesi ve denetlenmesini içerdiğini, göçmen kadınların bu düzenleme ve denetleme mekanizmaları ile nasıl müzakereye giriştiklerini ve yine bir pratik olarak anneliğin bu süreçteki rolünü tartışmak istiyorum. Bakış açısı kuramlarının yöntemsel yaklaşımına dayanan nitel alan araştırması ile Türkiye kökenli kadınların semt düzeyinde refah kurumları ile kurdukları ilişki ve gündelik deneyimlerine odaklanarak, bu deneyimleri daha geniş sosyo-ekonomik ve siyasi süreçler içerisinde anlamayı hedefliyorum.