Journals / Toplum ve Bilim / 2014 / Sayı: 131
Border experiences in Yuksekova: A story of smuggling and the peace process
- Journal
- Toplum ve Bilim
- Issue
- 2014 · Sayı: 131
- Pages
- 162–185
- DOI
- —
Abstract
This paper focuses on practices of cross-border trade and smuggling in the border town of Yuksekova to explore how border is experienced, defined and understood in everyday lives of the inhabitants of the town. Located at the juncture of Iranian, Iraqi and Turkish borders, Yuksekova has always been a crossroads of border-trade, and since the mid-1980s, the town has become a significant center of the armed conflict between the Turkish state and the Kurdistan Workers Party (the PKK). Focusing on the practices and stories of border-crossing and smuggling before and during the peace process , this paper traces the effects of changing security measures on the perception of the space and the everyday socio-economic interactions in the border town of Yuksekova. Drawing on the data collected during an 18-month ethnographic fieldwork, archival research, in-depth interviews and daily conversations with people from various socio-economic backgrounds, this paper explores the ways in which borders have become an unsettling part of everyday politico-economic struggles in Yuksekova. This paper argues that the nation-state borders, particularly in heavily militarized borderlands like Yuksekova, are experienced not just as cartographic lines that denote the limits of sovereign nation-states. In the places where it is difficult to pinpoint where the border zone ends, borders are experienced as a ubiquitous reality that stretches across the region through the movement of bodies and goods and the surveillance of the hightech military bases, check-points and drones.
Özet
Bu yazı bir sınır kasabası olan Yüksekovada sınır ticareti ve kaçakçılık pratiklerine bakarak kasaba sakinlerinin gündelik yaşamlarında sınırı nasıl anladıklarını, tanımladıklarını ve deneyimlediklerini incelemeyi hedeflemektedir. Türkiye, İran ve Irak üçgeninde bulunan bu sınır bölgesi bir yandan kaçakçılığın tarihsel olarak yapılageldiği bir yerken bir yandan da Türk Cumhuriyeti Devleti ve Kürdistan İşçi Partisi (PKK) arasında 1984ten beri süren silahlı çatışmaların önemli merkezlerinden biridir. 2013 yılında ilan edilen Barış Sürecinin hemen öncesinde ve sonrasında sınır geçişi ve kaçakçılık pratiklerine odaklanan bu yazı bölgede son zamanlarda değişen güvenlik önlemlerinin Yüksekovadaki mekân algısını ve sosyo-ekonomik ilişkileri nasıl etkilediğini incelemektedir. 18 aylık etnografik alan araştırması, arşiv çalışması ve derinlemesine mülakatlardan elde edilen bilgilerden hareketle sınırın Yüksekovada nasıl gündelik yaşam mücadelesinin kurucu bir öğesi olduğu tartışılmaktadır. Bu yazı ulus devlet sınırlarının, özellikle Yüksekova gibi aşırı militarize olmuş sınır bölgelerinde, sadece devletlerin egemenlik alanlarına işaret eden kartografik hatlar olmadığını iddia etmektedir. Sınır hattının nerede başlayıp nerede bittiğinin muğlaklaştığı bölgelerde, sınır algısının insanların ve ürünlerin hareketlerini denetlemek için oluşturulan kontrol noktaları, yüksek güvenlikli askeri üstler ve insansız hava araçları gibi gözetleme teknolojileriyle coğrafyaya yayılan ve toplumsal hayata nüfuz eden bir gerçekliğe nasıl dönüştüğü tartışılacaktır.