Journals / Toplum ve Bilim / 2014 / Sayı: 130

The People s Houses in the context of the transformation of the sociological concepts and political positions during the early Republican period

Erken Cumhuriyet döneminde sosyolojik kavramların ve siyasi pozisyonların dönüşümü bağlamında Halkevleri

Pages
36–58
DOI
—

Abstract

This article aims to analyse the parametric organizational structure of the People s Houses, where politicians and intellectuals had the opportunity to express their own understanding of sociological concepts and to construct new discours- es about society, culture, ideology, social change and nation building during the early republican period in Turkey. This article also tries to explicate the paradoxical multiplicity of socio-cultural, spatial practices, political negotiations, free-floating or conditional individual positionings and conflict resolution processes at the People s Houses during the authoritarian single-party regime. This article also discusses the transition period from a single-party to a multi-party system, through close reading and discourse analysis of the texts of several historical figures during the period between1932-1951. The article suggests a new interdisciplinary approach towards the history of the People s Houses, making an emphasis on the necessity and the use of the cultural and historical sociology, oral, micro and psychohistory.

Özet

Halkevleri, kurulduğu 1932 yılı ile kapatıldığı 1951 yılları arasında Türkiyede ulus inşasında toplum ve siyaset ilişkisi üzerine farklı söylemlerin geliştirildiği performatif bir kamusal alan işlevi görmüştür. Erken Cumhuriyet dönemini ele alan tarih yazımında bu kurumların bir altın çağ temsiliyeti olarak idealize edilmesi veya otoriter bir rejimin hegemonik araçları olarak yerilmesi söz konusu olmuştur. Üçüncü yaklaşım ise CHPnin bazı otoriter uygulamalarını bir modernizm projesi olduğu gerekçesiyle apolojetik bir dille yorumlar. Bu makale söz konusu mevcut yaklaşımların dışında, alternatif ve interdisipliner yorum güzergâhlarını araştırmaktadır. Halkevlerini bir övgü, yergi ya da bağışlama nesnesi haline getirmeksizin, bütün iç çelişkileriyle birlikte ele almayı hedeflerken, toplumsal aktörlerin siyasi pozisyonlarının, söylemlerinin, müracaat ettikleri bazı sosyolojik kavramlara yükledikleri anlam ve içeriklerinin süreç içinde nasıl değişip dönüştüğü sorularına, spesifik örnekler üzerinde yoğunlaşarak yakın okuma ve söylem analizi aracılığıyla cevap arıyor. Bu söylemleri Judith Buttlerin hakikat rejimi , Zygmunt Baumanın ötekinin inşası ve Homi Bhab- hanın mimicry (taklit) kavramları çerçevesinde ele alırken, söz konusu dönemin tarihsel sosyoloji, sözlü tarih, psikotarih gibi alanlarla birlikte değerlendirilmesini öneriyor. Halkevlerinin talimatnameler, resmî evraklar üzerinden inşa edilmesinin yetersizliğini vurgularken buna alternatif olarak aşağıdan yukarıya ve yukarıdan aşağıya tarih yazımının kesiştiği bir gri alanda mevcut kuramları esneterek, toplumsal aktörlerin kendi sesleri ve bireysel tikellikleri çerçevesinde Halkevleri tecrübesinin yeniden inşa edilmesi gerektiği savını ileri sürüyor.