Journals / Toplum ve Bilim / 2015 / Sayı: 132
A Bourdieusean approach to legal profession in Turkey through debates on mediation
- Journal
- Toplum ve Bilim
- Issue
- 2015 · Sayı: 132
- Pages
- 191–221
- DOI
- —
Abstract
In this piece, debates around Law No 6325 on Mediation in Civil Disputes will be discussed in light of Pierre Bourdieu s general conceptual framework with a particular focus on his use of the concept of juridical field . In Bourdieu s sociology, the boundaries of the field are constituted by the competitive struggles within the field as well as against the effects of the outside forces. As such, these boundaries are always open to redefinition. These debates on mediation can at first glance be interpreted as acts in defense of professional interests. However, an empirical observation of these debates in fact allows for a questioning of who get to determine the boundaries of the juridical field in Turkey and what kinds of struggles go into this process. This type of an analysis also allows for situating these struggles within larger historical forces. Such a reading necessitates a review of the secular legal system in Turkey and modern professions operating within this field as direct products of the republican project. Hence, in this piece, this alliance between the republic and the legal profession is studied as a historical force that affects the ways in which these actors imagine and talk about their field and the society as they go about debating mediation.
Özet
Bu çalışmada, temel amacı hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemek olarak tanımlanan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu etrafında, özellikle avukatlar tarafından gerçekleştirilen tartışmalar, Pierre Bourdieunün hukuk alanı kavramı bağlamında okunacaktır. Bourdieu sosyolojisinde alanın sınırları hem alanın kendisine özgü içsel rekabetin unsurları üzerinden hem de dışsal güçlere karşı verilen mücadeleler üzerinden kurulur ve sürekli yeniden tanımlanmaya açıktır. İlk bakışta salt mesleki korumacılık üzerinden okunabilen arabuluculuk tartışmalarının da ampirik bir gözlemi, Türkiyede hukuk alanının sınırlarının kimler tarafından, ne tür mücadeleler üzerinden belirlendiği sorularına dair yanıtlar sunmaktadır. Bu yanıtlar aynı zamanda hukuk alanı içindeki mücadelelerin tarihselleştirilmesini de mümkün kılar. Bu mücadelelerin daha geniş tarihsel güçler bağlamında okunması, Türkiyede laik hukuk düzeninin ve bu alanda çalışan profesyonel mesleklerin doğrudan Cumhuriyet çıktıları olmalarının değerlendirilmesini gerekli kılar. Bu bağlamda, Cumhuriyetin hukuk mesleği ile olan tarihsel bağı, arabuluculuk tartışmalarında hukuk aktörlerinin kendi mesleklerine ve genel olarak topluma ilişkin algılarını kuran ve hâlâ etkileyen tarihsel bir güç olarak değerlendirilir.