Journals / TİSK Akademi / 2008 / Cilt: 3 - Sayı: 5
Flexicurity in EU and Legal Arrangements in Turkey
- Journal
- TİSK Akademi
- Pages
- 6–37
- DOI
- —
Abstract
The concept of flexicurity found its way into labour law in the 1990s as consequence of globalization. The concept could be defined as a strategy that aims at eliminating rigid rules from working life and forming a flexible structure while at the same time ensuring an adequate protection for workers. Flexicurity today has become a cornerstone of EU employment policy. European Commission’s Green Paper published in 2006 clearly emphasizes the need for flexicurity and in a way, determines the direction of EU employment strategy. Flexicurity has been reflected onto member state legislative arrangements as well. Within this context, there have been remarkable efforts for softening the job protection legislation. Additionally, atypical forms of employment including fixed term contracts, temporary employment relationship, part time work and on call work have been handled in a flexicurity dimension. Flexibility in working time has also constituted another dimension of flexicurity. When looked at the Turkish Labour Law, it is possible to suggest the existence of a divided structure. On one hand there is unregistered work dominated by lack of rules, and on the other, a legal structure lacking necessary level of flexibility in especially certain areas.
Özet
Güvenceli esneklik kavramı 90’lı yıllarla birlikte küreselleşmenin zorunlu sonucu olarak iş hukukunda yer bulmuştur. Kavram, çalışma yaşamının katı kurallardan arındırılması, esnek bir hukuki yapının oluşturulması, ancak işçiler bakımından yeterli güvencenin sağlanmasını ifade eden bir strateji olarak tanımlanabilir. Güvenceli esneklik bugün için AB istihdam politikasının temel unsurlarından birini oluşturmaktadır. Özellikle AB Komisyonu’nun 2006 yılında yayınladığı Yeşil Kitap’ta güvenceli esneklik gereği açıkça vurgulanmakta ve adeta AB istihdam stratejisinin yönü belirlenmektedir. Güvenceli esneklik AB’ne üye ülkelerde yasal düzenlemelere de yansı mıştır. Bu bağlamda; iş güvencesine ilişkin yasal düzenlemelerin yumuşatılması çabaları dikkati çekmektedir. Yine standart dışı iş sözleşmeleri olarak belirli süreli sözleşme, geçici iş ilişkisi, kısmi süreli çalışma, çağrı üzerine çalışma esneklik boyutunda ele alınmıştır. İş sürelerinde esneklik ise, güvenceli esneklik bakımından bir başka boyutu oluşturmuştur. Türk Hukuku de ğerlendirildiğinde ikiye bölünmüş bir yapının varlığından söz edilebilmektedir. Bir yanda kuralsı zlığın hakim olduğu kayıtdışı çalışma, diğer yanda ise özellikle belirli konularda yeterli esneklikten yoksun bir hukuki yapı dikkati çekmektedir.