Journals / Tıp Araştırmaları Dergisi / 2011 / Cilt: 9 - Sayı: 1

The role of sleep-apnea syndrome in the etiology of the metabolic syndrome patients

Metabolik sendromlu hastaların etiyolojisinde uyku- apne sendromunun rolü

Pages
34–39
DOI
—

Abstract

Aim: Obstructive sleep apnea-hypopnea (OSAS) is a clinical situation that is characterized by recurrent episodes of upper airway collapse and obstruction during sleep, oxyhemoglobin desaturations, arousals from sleep, daytime sleepiness. OSAS has been known for fifteen years in the literature. Recently, relationship has been find out between cardiovascular disease and OSAS. Therefore OSAS has become more popular today. In this study it is aim to detect the role of OSAS in the etiopathogenesis of the patient with metabolic syndrome. Methotds: Twenty metabolic syndrome patients were enrolled in the study who were referred at Faculty of Medicine, Dicle University with the complaint of the obesity (Group-1).and also 30 healthy person (who referred to the Faculty of Medicine, Dicle University with the atypical complaint) were enrolled in the study(Group-2). All of the groups were evaluated by anamnesis, physical examination, Body Mass Index (BMI) and, blood samples (glucose, creatine, cholesterol, triglyceride, HDL; LDL, VLDL). Additionally, Polisomnography, echocardiography were performed to all groups. Results: As a result of, we have determined OSAS in the 39% of metabolic syndrome patients (Group-1). Statistically, the significant difference was detected in mEv/mAv, miyocard performance index, pulmonary artery pressure between Group 1 and Group 2 and also positive correlation was detected between apnea hypopnea index (AHI) and systolic blood pressure in the patient group (Group 1). According to the AHI in the patient who is higher than 10, trygliserid and systolic blood pressure levels are significantly high. Conclusion: Eventually, metabolic syndrome include many cardiovascular risk parameters, in our study, we determined that OSAS which is responsible for cardiovascular complication, is higher in the patient group (Group-1) than normal population (Group-2).

Özet

Amaç: Metabolik sendrom önemi son yıllarda daha fazla anlaşılmış ve kardiyovasküler hastalıklarla yakın ilişkisi ortaya konulmuş çeşitli risk faktörlerinin birarada bulunmasıdır. Metabolik sendrom ateroskleroz ve diyabet gelişiminin önemli nedenleri arasındadır. Meatbolik sendrom etyolojisinde çeşitli genetic ve çevresel faktörler yer almaktadır. Obstrüktif uyku apnesi sendromu (OSAS), Özellikle de son yıllarda, OSAS ile kardiyovasküler hastalıklar arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılması ile önemi giderek artmıştır. Bu çalışmada metabolik sendrom ile OSAS arasındaki ilişki araştırılmıştır. Metohds: Çalışmaya Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesine şişmanlık nedeni ile başvurmuş ve yapılan tetkikler sonucunda metabolik sendrom tanısı almış olan 20 olgu (Grup I) ile yapılmış tetkiklerinde herhangi bir hastalık tespit edilmemiş ve metabolik sendromu bulunmayan 30 obez birey (Grup II) dahil edildi. Her iki gruptaki olgulardan anamnez alınıp, fizik muayeneleri tamamlandıktan sonra, bel ve kalça çevresi, beden kitle indeksi (BMİ), bel/kalça oranları hesaplandı. Ayrıca glukoz, kreatinin, ürik asit, kan lipit düzeyleri (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL, VLDL) için kan örnekleri alındı. Her iki gruba polisomnografiyle (PSG) ve ekokardiyografi (EKO) uygulandı. Bulgular: Metabolik sendrom tanısı alan Grup I hastaların 7’sinde (%35) OSAS saptandı. Grup II hastalarda ise 3 olguda (%10) OSAS tespit edildi. Her iki grup arasında OSAS sıklığı bakımından anlamlı fark bulunmakta idi. Grup I ve II olgular arasında mitral diyastolik akım E/A, miyokard performans indeksi ve pulmoner arter basıncı arasında istatistikî anlamda fark belirlendi. Korelasyon analizinde ise, Grup I olgular arasında apne hipopne indeksi (AHİ) ile sistolik kan basıncı arasında pozitif korelasyon saptandı. Grup I hastalarda AHİ 10’un üzerinde olan olgularda, trigliserit ve sistolik kan basıncı anlamlı olarak yüksek bulundu. Sonuç: Çalışmamızda, metabolik sendromu olan hastalarda kardiyovasküler komplikasyonlara da neden olduğu bilinen OSAS insidansı kontrol grubuna oranla anlamlı derecede yüksek saptandı. AHİ yüksek bulunan OSAS hastalarında hipertansiyon, dislipidemi gibi önemli kardiyovasküler risk faktörlerinin daha sık görülüğü göz önünde bulundurulmalı, yakın takip ve tedavi ihmal edilmemelidir.