Journals / Tıp Araştırmaları Dergisi / 2014 / Cilt: 12 - Sayı: 3

The Evaluation of Demographic, Clinical and Laboratory Features of Preeclamptic Mothers’ Babies

Preeklamptik Anne Bebeklerinin Demografik, Klinik ve Laboratuar Özelliklerinin Değerlendirilmesi

Pages
125–130
DOI
—

Abstract

Objective: Pre-eclampsia may cause especially prematurity and many health problems in infants. In this study, were evaluated clinical, laboratory and demographic characteristics of preeclamptic mothers’ babies. Methods: In this study, were retrospectively analyzed files of 768 newborns ranging from 24 to 41 weeks gestational age that were followed in Dicle University Medical Faculty Hospital, neonatal unit between January 2010-December 2011. Group I consist of 258 (105 male, 153 female) new born babies of preeclamptic mothers, and Group II consist of 468 (198 males, 270 females) new born babies of healthy mothers with respiratory distress of prematüre. Laboratories, clinical and demographic characteristics of groups were compared. Results: Mean maternal age, number of pregnancies, number of live births, Number of cesarean delivery, lactate dehydrogenase values, potassium value, prematurity rate mortality rate, length of stay, Creactive protein value, rate of application of the surfactant, application rate of mechanical ventilation, fresh frozen plasma requirement, hyperbilurubinemia, respiratory distress syndrome, meconium aspiration syndrome were statistically significantly higher in the group 1 than group 2. Mean of gestational age, birth weight, calcium, total bilirubin, red blood cell transfusion requirements were statistically significantly lower in the group 1 than group 2. There was no statistically significant difference due to number of abortion, findings of complete blood count and platelet transfusions requirement between the two groups. Conclusion: Prematurity and secondary to complications prematurity are the most common problems of pre-eclamptic mothers’ Babies after burn. We believe that the perinatal mortality and morbidity can be reduced due to pre-eclampsia quality neonatal intensive care units and multidisciplinary teams.

Özet

Amaç: Preeklamsi bebeklerde başta prematurite olmak üzere bebeklerde birçok sağlık problemlerine neden olan bir sorundur. Bu çalışmada preeklamptik anne bebeklerinin klinik, laboratuvar ve demografik özellikleri değerlendirildi. Materyal ve Metod: Bu çalışma Ocak 2010-Aralık 2011 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yenidoğan Ünitesi'nde izlenmiş gebelik yaşı 24-41 hafta arasında değişen toplam 768 yeni doğanın dosyaları retrospektif olarak incelendi. Preeklamptik anne bebeği 258 yeni doğan (105 erkek, 153 kız) Grup I'i oluştururken, sağlıklı anne bebeği olan solunum sıkıntısı ve prematüre gibi tanılarla yatan 468 yeni doğan (198 erkek, 270 kız) kontrol grubunu yani Grup II'i oluşturdu. Gruplar laboratuvar, klinik ve demografik özellikler açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Ortalama anne yaşı, gebelik sayısı, canlı doğum sayısı, sezeryanla doğum sayısı, laktat dehidrogenaz değeri, potasyum değeri, prematürite oranı, mortalite oranı, yatış süresi, C-reaktif protein değeri, sürfaktan uygulama oranı, mekanik vantilatör uygulanma oranı, taze donmuş plazma ihtiyacı, transfüzyonu ihtiyacı, hiperbilurubinemi, respiratuvar distres sendromu, mekonyum aspirasyonu sendromu oranı grup 1'de grup 2'ye göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu. Grup 1'de ortalama gebelik yaşı, doğum ağırlığı, kalsiyum, total bilirubin ve eritrosit transfüzyonu ihtiyacı oranı grup 2'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu. Düşük doğum sayısı, hemogram bulguları, trombosit transfüzyonu ihtiyacı bakımından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Preeklamptik anne bebeklerinin doğum sonrası yaşadığı sorunların çoğunun prematürite ve buna sekonder gelişen komplikasyonlar oluşturmaktadır. Kaliteli yenidoğan yoğun bakım ünitesi ve multidisipliner ekipler ile preeklamsiye bağlı gelişen perinatal mortalite ve morbiditenin azaltılacağı kanısındayız.