Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2014 / Sayı: 33
An Analysis of Some Socialist Realist Novels in 1940s Turkish Literature in the Context of the Relationship between Working Classes and Social Elites
- Issue
- 2014 · Sayı: 33
- Pages
- 129–152
- DOI
- —
Abstract
Socialist realism in literature in the 20th century is basically the reflection of Marxist ideology on an artist and his/her works. Because of this direct connection with Marxism, ideological and political respects are the main concern in this literary theory. Socialist realism played a leading role in Russian literature and started to appear in Turkey as well, becoming one of the leading literary theories towards the end of the 1940s, particularly after World War II. This study firstly examines the nature and developmental stages of socialist realism both in general and in Turkish literature. The study goes on to consider a number of socialist realist novels such as Cevat Şakir Kabaağaçlıs Aganta Burina Burinata (1946), Reşat Eniss Ekmek Kavgamız (1947), Samim Kocagözs Bir Şehrin İki Kapısı (1948) and Orhan Kemals Baba Evi (1949), all written during the 1940s. The study discusses the works in terms of their contextual features by finding common points in the relationship between the working classes and social elites.
Özet
Edebiyatta toplumcu gerçekçilik anlayışı, 20. yüzyılda Marksist ideolojinin sanatçıya ve doğal olarak da eserlerine yansıması olarak nitelendirilir. Marksizmle olan bu direkt ilişkiden dolayı toplumcu gerçekçilik, politik ve ideolojik yönü ağır basan bir sanat kuramıdır. 1930lu yıllardan itibaren Rusyada etkin olan bu sanat kuramı, aynı yıllarda Türkiyede de görülmeye başlamış, özellikle de 2. Dünya Savaşı sonrasında etkinliğini daha da artırmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde; toplumsal gerçekçilik anlayışının ortaya çıkışı ve gelişim evreleri genel olarak ele alınmış; bununla birlikte, bu akımın Türk edebiyatındaki doğal gelişim süreci de incelenmiştir. Çalışmanın gelişme bölümünde ise; 1940lı yılların sonunda kaleme alınan Cevat Şakir Kabaağaçlının Aganta Burina Burinata (1946), Reşat Enisin Ekmek Kavgamız (1947), Samim Kocagözün Bir Şehrin İki Kapısı (1948), Orhan Kemalin Baba Evi (1949) gibi bazı Türk romanlarının, toplumcu gerçekçi sanat anlayışının ana temalarından biri olan emek-sermaye sınıfları arasındaki ilişki temelinde incelemeleri yapılacak.