Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2009 / Sayı: 19
Orta Asya'da İran:1990-2000
- Issue
- 2009 · Sayı: 19
- Pages
- 91–102
- DOI
- —
Abstract
Central Asia was regarded as a kind of battle ground among regional and global powers after the demise of the Soviet Union. The reasons of the struggle in becoming active and dominant in Central Asia were various. Different states had different motives. Economic, political, strategic, energy driven motives were embedded with each other. In this context, Iran has tried to form various types of engagements with the newly established independent states in Central Asia in which she is dominant and active. In this respect the period between 1990 and 2000 is of crucial importance in determining the initiation and the continuation of the relevant relations. Iranian ambitions toward this region were challenged by Turkish policies. Central Asia has become kind of a chess board between two regional powers; Turkey and Iran who were supported by different actors outside the region. It is vitally important to understand and diagnose this time period under study in order to formulate and implement accurate policies in this region today.
Özet
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Orta Asya bölgesel ve küresel güçler arasında bir çeşit üstünlük sağlama alanına dönüşmüştür. Orta Asya üzrinde etkili ve baskın olma mücadelesinin nedenleri çeşitlilik arz etmekteydi. Farklı evletlerin farklı dürtüleri vardı. Ekonomik, siyasi, stratejk ve enerji eksenli dürtüler iç içe geçmişti. Bu bağlamda, İran Orta Asya’da özgürlüğünü henüz kazanmış, yeni kurulan ülkeler ile endisinin baskın ve aktif olduğu çok çeşitli ilişkiler geliştirmeye çalışmıştır. 1990 ve 2000 yılları arasındaki dönem, bu yönden, ilgili ilişkilerin başltılması ve devamı açısından kritik bir öneme sahiptir. Iran’ın bu bölge ile ilgili heyecanları Türk politikaları tarafından bir meydan okuma ile karşılaşmıştır. Orta Asya, dışarıdaki farklı aktörler tarafından desteklenen bölgesel iki güç olan Türkiye ve İran arasında bir çeşit satranç tahtası halini almıştır. Bu bölgede günümüzde uygun politikalar üretip uygulayabilmek için inceleme altına alınan ilgili zaman dilimini anlamak ve teşhis etmek hayati bir öneme sahiptir.