Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2019 / Cilt: 1 - Sayı: 48
National Identity And Its Components After Modernism
- Pages
- 61–72
- DOI
- —
Abstract
The collective identities that the social sciences became too late to begin to discuss are not only the individual but also the determinants of social coherence. Ancient religious identities and national identities, which are the major constructions of the modern era, have been the main determinants of the social and political developments that took place in the last centuries of the old world. In the meantime, nation states, the most prominent actors of the last century, and their national identities came to life by leaning on the strengths of their predecessors, other great collective belonging. As an effort to transcend modernism, postmodern thought endeavors to disintegrate religious, ethnic, national and ultimately national identities through criticism and regular attacks on all major belonging. It is unlikely that national identities and other collective identities, which are components of it, will continue to exacerbate postmodern attacks by increasing their severity with established perspectives and existing defense methods, and moreover they cannot guarantee their integrity. Ultimately, what needs to be done is to develop countermeasures by correctly reading postmodern arguments by states and national identities they have built.
Özet
Sosyal bilimlerin çok geç farkına vararak tartışmaya başladığı kolektif kimlikler, sadece bireysel değil ama aynı zamanda sosyal insicamı da belirleyen olgulardır. Kadim dini kimlikler ile modern dönemin büyük inşaları olan milli kimlikler, yaşlı dünyanın son asırlarında meydana gelen sosyal ve siyasi gelişmelerin temel belirleyicileri olmuşlardır. Bununla birlikte son asrın en belirgin aktörleri olan ulus devletler ve inşa ettikleri ulusal kimlikler, öncülleri olan diğer büyük kolektif aidiyetlerin güçlü yönlerine yaslanmak suretiyle hayat bulmuşlardır. Modernizmi aşma çabası olarak postmodern düşünce, inşa edilmiş olan bütün büyük aidiyetlere yönelttiği eleştiri ve düzenli saldırılarla dini, etnik, milli ve nihayetinde ulusal kimlikleri parçalama gayreti içerisindedir. Ulusal kimlikler ve bileşenleri olan diğer kolektif aidiyetlerin, şiddetini artırarak devam eden postmodern saldırıları yerleşik bakış açıları ve mevcut savunma yöntemleriyle göğüslemeleri, dahası bütünlüklerini her şeye rağmen garanti altına almaları mümkün görünmemektedir. En nihayetinde yapılması gereken, devletler ve inşa ettikleri ulusal kimlikler tarafından postmodern argümanların doğru okunmak suretiyle karşı tedbir geliştirilmesinden ibarettir.