Journals / Türk Psikoloji Dergisi / 2012 / Cilt: 27 - Sayı: 70

The effect of attachment dimensions on the phenomenological characteristics of autobiographical and self-defining memories

Otobiyografik ve öztanımlayıcı anıların fenomenolojik özellikleri üzerinde bağlanma boyutlarının etkisi

Pages
84–100
DOI
—

Abstract

The purpose of the present study is to investigate the relationships between attachment anxiety and avoidance dimensions and autobiographical and self-defining memories. Forty eight university students (women = 32. men = 16) participated to the study. The relationships between attachment dimensions, autobiographical and self-defining memories were examined within the context of the memory phenomenology. Results revealed that attachment anxiety significantly predicted breakdown in narrative coherence and hyperactivation in the affective system for both positive and negative autobiographical and self-defining memories. Results also indicated that attachment anxiety increased recollection and perceptual details for negative autobiographical and self-defining memories. Attachment avoidance significantly predicted observer viewpoint and deactivation in the affective system for both positive and negative autobiographical and self-defining memories. For positive and negative self-defining memories and positive autobiographical memories, attachment avoidance enhanced narrative coherence. Findings indicated that attachment dimensions have a consistent effect on the phenomenological characteristics of autobiographical memory.

Özet

Bu araştırmanın amacı bağlanma kaygı ve kaçınma boyutları ile otobiyografik ve öztanımlayıcı anılar arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmaya 48 (32 kadın, 16 erkek) üniversite öğrencisi katılmıştır. Bağlanma boyutları, otobiyografik ve öztanımlayıcı anılar arasındaki ilişkiler hatırlanan anıların fenomenolojik özellikleri bağlamında değerlendirilmiştir. Bulgular, bağlanma kaygısının olumlu ve olumsuz otobiyografik ve öztanımlayıcı anılar için anlatım bütünlüğündeki bozulmayı ve duyuşsal sistemdeki yüksek aktivasyonu yordadığını göstermiştir. Ayrıca olumsuz otobiyografik ve öztanımlayıcı anılarda, bağlanma kaygısının yeniden yaşar gibi hatırlamayı ve algısal detayları artırdığı gözlenmiştir. Bağlanma kaçınmasının ise olumlu ve olumsuz otobiyografik ve öztanımlayıcı anılarda gözlemci bakış açısını ve duyuşsal sistemde düşük aktivasyonu yordadığı bulunmuştur. Olumlu ve olumsuz öztanımlayıcı anılar ve olumlu otobiyografik anılarda, bağlanma kaçınma boyutunun anlatım bütünlüğünü güçlendirdiği gözlenmiştir. Bulgular, bağlanma boyutlarının otobiyografik belleğin fenomenolojik özellikleri üzerinde tutarlı bir etkiye sahip olduğuna işaret etmektedir.