Journals / Turkish Studies (Elektronik) / 2020 / Cilt: 15 - Sayı: 7
Visual and Hearing Confusion (Dicotomy) in Jacques Ellul and Uncertainty of Language Hearing Axial
- Journal
- Turkish Studies (Elektronik)
- Pages
- 2811–2823
- DOI
- —
Abstract
Language is one of the most extraordinary and important abilities unique to humans. In addition to providing communication between people, human language is dynamic from a social-individual point of view and let individuals make sense of the world, create an impact on their users and design a cultural value among them. The fact that it is dynamic refers to the fact that the language will not be absolute and precise, and that it can also be ambiguous. Uncertainty, in other words, ambiguity refers to the unspecified complexity of objects and concepts in a linguistic relationship. This research aims to understand the traces of Jacques Ellul's correlation with the phenomenon of hearing, by comparing visual and auditory dichotomy, with the phenomenon of hearing, in literary texts and in various cases in social life, and to understand how ambiguity shapes social relations. The sample of the study consists of the passages in Albert Camus's "Foreigner" and different political and legal events in social settings. The data obtained were analyzed and interpreted through descriptive and content analysis, one of the qualitative research methods. Jacques Ellul puts the uncertainty in the language on the hearing axis with the comparison of vision and hearing. This thought of Ellul can be related to the fact that the person's own perspective is within the vision, and in hearing, the perspective of someone else or others is present.The ambiguity in the language occurs at a referential and grammatical level. The referential ambiguity is related to the area “signified” (signifié) of the linguistic signs (signe linguistique). Individuals make sense of facts and events through mental designs they have acquired during their lifetime. Uncertainties are shaped in areas where there are differences in meaning. Grammatical ambiguity is that a linguistic unit has two or more meanings. Linguistic uncertainty occurs as structural ambiguity or syntactic ambiguity and lexical ambiguity depending on whether ambiguity appears in structure or word unit. In both cases, ambiguity, contrary to what is claimed, is not a situation arising from the internal structure of the language, but is a feature that appears directly as a result of the linguistic use of individuals.
Özet
Dil, insana özgü olağanüstü ve en önemli yeteneklerden biridir. İnsanlar arasında iletişimi sağlamasınınyanında dil, bireylerin dünyayı anlamlandırması, kullanıcıları üzerinde bir etki oluşturması ve onlar arasındabir kültürel değer yaratması vb. gibi bireysel ve toplumsal içermeleri olan dinamik bir yapıdır. Dinamikolması dilin mutlak ve kesin olmayacağına yani onun belirsiz de olabileceğine gönderimde bulunur.Belirsizlik diğer bir ifadeyle muğlaklık, nesnelerin ve kavramların bir dilsel ilişkide ifade edilmemişkarmaşıklığına işaret eder. Bu araştırma, Jacques Ellul’ün görme ve işitme ikileşimini kıyaslamasındanhareketle dildeki belirsizliği işitme olgusuyla ilişkilendirmesinin izlerini, edebi metinlerde ve sosyalyaşamdaki çeşitli olgularda sürmeyi ve muğlaklığın sosyal ilişkileri nasıl şekillendirdiğini anlamlandırmayıamaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, Albert Camus’nün “Yabancı” adlı eserindeki pasajlar ve sosyalortamlarda yaşanmış farklı nitelikteki siyasal ve hukuksal olaylar oluşturmaktadır. Elde edilen veriler, nitelaraştırma yöntemlerinden betimsel ve içerik analiziyle çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Jacques Ellul, görmeve işitme kıyaslamasıyla dildeki belirsizliği işitme eksenine yerleştirmektedir. Ellul’ün bu düşüncesi,görmenin içerisinde insanın bizzat kendi bakış açısının var olması işitme de ise başkasının ya da başkalarınınbakış açılarının mevcut olmasıyla ilişkilendirilebilir. Dilde belirsizlik, göndergesel ve dilbilgisel düzeydegerçekleşir. Göndergesel belirsizlik, dilsel göstergenin (signe linguistique) gösterilen (signifié) alanıylailişkilidir. Bireyler, yaşam süreleri boyunca edindikleri zihinsel tasarımlar aracılığıyla olgu ve olaylarıanlamlandırırlar. Anlam farklılıklarının olduğu alanlarda belirsizlikler şekillenir. Dilbilgisel muğlaklık isedilsel bir birimin iki ya da daha fazla anlam taşımasıdır. Dilbilimsel açıdan belirsizlik, belirsizliğin yapıda yada sözcük birimde görünmesine bağlı olarak yapısal belirsizlik (structural ambiguity) ya da söz dizimselbelirsizlik (syntactic ambiguity) ve sözlüksel belirsizlik (lexical ambiguity) olarak ortaya çıkar. Her ikidurumda da belirsizlik, iddia edilenin aksine dilin kendi içsel yapısından kaynaklanan bir durum olmayıpdoğrudan bireylerin dilsel kullanımları sonucu beliren bir niteliktir.