Dergiler / Tarih Okulu Dergisi / 2018 / Cilt: 11 - Sayı: 37
KÜLTÜR-SANAT İLİŞKİSİNDE, ANADOLU’DAKİ MEDENİYETLER VE KÜLTÜREL MİRASLARININ TÜRK EL SANATLARI GELENEKSEL YÖNTEMLERİYLE, DERİ ÜZERİNE TASARIM VE UYGULAMALARINDA YENİ YAKLAŞIMLAR
- Dergi
- Tarih Okulu Dergisi
- Sayfa
- 37–54
- DOI
- —
Özet
En yalın bir ifadeyle kültür, nesiller arası devredilen sosyal miras olaraktanımlanabilir. Hepimiz eğitim, bilim, üretim, gelenek-görenek, sanat gibi bizdenöncekilerden miras bırakılan ve toplum olmanın özünü yansıtan değerler içerisinedünyaya geliriz. İlkel topluluklar da olmak üzere seviyesi ne olursa olsun her toplumunbir kültür mirası vardır.Kültür, toplumların günlük hayatlarına dair tüm pratiklerini kapsamaktadır. Bugündelik yaşam pratiklerini günümüz kültür kavramlarıyla açıklamaya çalıştığımızdagenel anlamda sanata yöneliriz. Bu yönelme, kültürün anlam ve simge olarak sürekli biryenilenme durumudur.Aynı zamanda, kültürlerin yaşatılması ve kendi dışındaki anlayışlarına aktarılması,sanatın evrensel boyutudur. Williams’a göre, kültür öğeleri “gelenek-görenek” gibisimgelerin ve anlaşmaların yeniden-üretimini gerektirir. Sürekli yenilenmekdurumundadır. Buradaki tehlike, Bu evrensel anlayışların küreselleşmeye dönüşmesi veher anlamda sürekli bir yenilenme ve yeniden-üretimin beraberinde kültürel tüketimi degetirmiş olmasıdır. Baudrillard’a göre; evrensel olma yok olma durumudur. Yanievrenselleşen her kültür özgürlüğünü yitirmekte ve ölmektedir.Bu yaklaşımları dikkate alarak çalışmamdaki ilk amacım; sanatın evrenselboyutunu kullanarak, Anadolu’ da yaşamış medeniyetlerin bıraktıkları ve günümüzekadar gelebilen görsel- kültür sanatsal miraslarını incelemek ve örnek almaktır. İkinciamacım olarak da; özünde Türk El Sanatlarının geleneksel yöntemlerine bağlı kalarak,ilkel toplumlardan buyana Türkler’ de de her alanda farklı amaçlarda kullanılmış organik bir madde olan deri üzerinde bu örnekleri, yeni tasarım ve uygulamalarlayeniden yorumlamaktır.
Abstract
In the simplest terms, culture can be defined as a social heritage that has been transferred between generations. We are all born into values like education, science, production, tradition, art, which are inherited from our predecessors and reflect the essence of being a society. Every society has a cultural heritage, regardless of its level, including primitive communities. Culture covers all the practices of societies' daily lives. When we try to explain these everyday life practices with contemporary cultural concepts, we tend to focus on art in general. This orientation is a state of constant renewal of culture as meaning and symbol. At the same time, the universal dimension of art is the survival of the cultures and the transfer to their outside understanding. According to Williams, cultural elements require the reproduction of symbols and agreements such as “tradition”. It has to be renewed all the time. The danger is that these universal concepts are transformed into globalisation, and in every sense, continuous renewal and re-production has brought cultural consumption. According to Baudrillard, being universal is the state of extinction. In other words, every culture that evolves loses its freedom and dies. Taking these approaches into consideration, my first aim in my study is to examine and sample the visual-artistic cultural heritage left by the civilizations that lived in Anatolia and which have survived to the present day by using the universal dimension of art. And my second aim is to reinterpret the leather, which is an organic substance that has been used for different purposes in every field since the primitive societies, in its essence by adhering to the traditional methods of Turkish Handicrafts with new designs and practices.