Journals / Amme İdaresi Dergisi / 2005 / Cilt: 38 - Sayı: 1

Dialectic of Citizenship and Tragedy of Citizenship

Yurttaşlığın Diyalektiği, Yurttaşlığın Trajedisi

Pages
69–87
DOI
—

Abstract

Modern history of citizenship indicates that the constitutive components of citizenship, namely participation, membership and status have been subject to a remarkable transformation. This article suggests that the transformation in question points to two crucial facts. First, citizenship has always been a process of "citizenization". Second, modern citizenship, the defining claim of which has been launching equality among the members of political community, is now challenged by groups struggling for further equality. These two facts are conceptualised within the confines of this article as dialectic of citizenship and tragedy of citizenship. Considering the debate on citizenship of the last decade as a reading on the dialectic and tragedy of citizenship, this article argues that the debate ovor citizenship seems to be stuck between duality of equality vs. difference and that of universalism vs. particularism. However it appears at first sight that the idea of citizenship has no alternative but choosing either equality (universalism) or difference (particularism), the author argue that a rethinking over the notions of equality and universalism may save citizenship from being stuck to the dualities in question.

Özet

Yurttaşlığın modern tarihi, yurttaşlığın kurucu unsurları olarak gösterilen katılım, mensubiyet ve haklar alanında kayda değer bir dönüşümün yaşandığını göstermektedir. Kurucu sacayaklanndaki bu kesintisiz dönüşüm, bu çalışmaya göre, yurttaşlığa dair iki temel duruma işaret etmektedir. Birincisi, yurttaşlık aslında hep bir "yurttaşlaşma " olagelmiştir. İkincisi, siyasi topluluğun mensupları arasında eşitlik tesis etme iddiasındaki modern yurttaşlık, bugün yeni eşitlik mücadelelerinin hedef tahtası durumundadır. Yurttaşlığa dair bu iki durum, bu çalışma içerisinde yurttaşlığın diyalektiği ve yurttaşlığın trajedisi olarak kavramlaşftrılmaktadır. Son on yılda canlanan yurttaşlık tartışmasını, yurttaşlığın diyalektiğine ve trajedisine dair genel bir okuma olarak değerlendiren bu çalışmaya göre, yurttaşlık tartışması eşitlik ve farklılık ya da evrensellik ve özgülük ikiliği arasında sıkışmış kalmış gibidir. İlk bakışta, yurttaşlık fikrinin önünde bahsi geçen ikilikleri oluşturan pozisyonlardan birinin kategorik seçiminden başka bir çıkış yolu görünmemekteyse de, bu çalışma eşitlik ve evrensellik mefhumlarının yeniden düşünülmesinin yurttaşlığı bahsi geçen ikiliklere sıkışıp kalmaktan koruyabileceğini iddia etmektedir.