Journals / Amme İdaresi Dergisi / 2005 / Cilt: 38 - Sayı: 4

"State Ministry" Versus Adminstrative Law in Turkey

İdare Hukuku Çerçevesinde "Devlet Bakanlığı" Uygulaması

Pages
59–84
DOI
—

Abstract

The article has examined and discussed the constitutional and legal procedures for the appointment of a “state minister” to the cabinet in Turkey. It has very differently been practised from the legal documents. The reason for this incompatibility is found in the prime ministerial organization which was charged with incompatible duties with its constitutional statute. How did the practice occur is that, first, agencies which should be attached to ministries have been put under the Prime Ministry’s authority. Then, this authority has been delegated to state ministers. As a result, a new power, duty and organizational structure has emerged within the central administration that could be called as the “state ministry practice.” It seems impossible to explain this practice by relying on the established principles, organizational structure and concepts of Administrative and Constitutional Law. Some aspects of topics such as the procedure followed in establishing state ministries, state ministers acting as other ministers’ proxy, state ministers’ liability, issuing individual administrative decisions as well as administrative regulations -which are all contained by the practice- are in conflict with certain constitutional and statutory norms. So, the author has reached this point; in order to eliminate those areas of conflict while taking into consideration the needs of the public administration system, the Constitution should be amended to permit the establishing of state ministries by administrative decisions; a framework legislative statute containing the establishment and basic structural principles should be promulgated; state ministries should be established in the form of actual ministries ones; and agencies attached to the Prime Ministry should be attached to state ministries by law.

Özet

Bakanlar Kuruluna Devlet Bakanı atama usulü, anayasal ve yasal düzenlemelerden farklı bir yönde gelişmiştir. Bunun sebebi Başbakanlık Teşkilatının anayasal konumuyla bağdaşmayan görevlerle donatılmış olmasıdır. Bakanlıklara bağlı ve ilgili olması gereken kuruluşların Başbakanlığa bağlanmalarının ve onunla ilgilendirilmelerinin arkasından uygulamada bu kuruluşlar Devlet Bakanlarının sorumluluğuna bırakılmaktadır. Bunun sonucu olarak merkezi idare içinde görev, yetki ve teşkilat biçimi olarak yeni bir “yapı” oluşmuş ve “Devlet Bakanlığı uygulaması” denilebilecek bir olgu ortaya çıkmıştır. Meydana çıkan Devlet Bakanlığı uygulamasını Anayasa ve İdare Hukuku ilke, kurum ve kavramlarıyla bağdaştırmak ve bunlara uygun bir açıklama şekli bulmak mümkün gözükmemektedir. Bakanlıkların kuruluşu, bakanlara vekalet, bakanların sorumluluğu ve idari işlem ve yönetmelik çıkarma yetkisi gibi konularda Devlet Bakanlığı uygulaması pozitif hukuka aykırı unsurlar içermektedir. Bu aykırılıkları kamu yönetiminin gereksinimlerini de dikkate alarak gidermek için, idari işlemlerle bakanlık kurulmasına yönelik Anayasa değişikliği yapmak; buna uygun olarak bakanlıkların kuruluşunu ve yapısını düzenleyen çerçeve kanun sistemine geçmek; Devlet Bakanlıklarını gerçek bir bakanlık teşkilatı şeklinde kurmak ve Başbakanlığa bağlı ve ilgili örgütleri ilgili bakanlıklara bağlamak gereklidir.