Journals / Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica / 2010 / Cilt: 44 - Sayı: 5
Epidemiology of injuries treated at a hand and microsurgery hospital
- Pages
- 352–360
- DOI
- —
Abstract
Objectives: The aim of this study was to evaluate the epidemiology of injuries treated at a hand and microsurgery hospital between 1992 and 2005. Methods: This is a descriptive retrospective study based on medical records of a hand and microsurgery hospital in ‹zmir for the years 1992-2005. A total of 8,946 injuries involving 8,817 patients were included. Data on diagnosis were recorded according to ICD-10. Intent, activity when injured, mechanism of injury, object/substance producing injury, and place of injury were recoded according to International Classification of External Causes of Injury (ICECI). Results: The most common types of injury were amputations (32.3%), fractures (23.7%), and open wounds (19.9%) of the wrist and hand. Most injuries were sustained by males; 28.4% of injuries occurred during summer. According to activity, 76.3% were injured during paid work, 10.4% during transportation, 9.1% during unpaid work, and 3.8% during leisure time sports and exercise. Injuries most commonly occurred while operating a machine. The risk of hand injury was elevated in those younger than 35 years of age, males, persons outside ‹zmir province, and in Social Security Instution (SSI) insured workers (p<0.001). The riskiest activity for hand injuries was paid work. Compared to baseline, the risk of hand injuries was 29 times [95% confidence interval (CI) 16.36-50.40] as high in industrial or construction areas, and 50 times (95% CI 17.29-143.96) as high in commercial places. Conclusion: Hand injuries are important because of their consequences, such as permanent disability and their high treatment costs. This study points out many important risk factors, and has contributed the development of hypotheses about injury types, under-notification of occupational injuries, and child labour. The inclusion of medical records from such specialized hospitals into national databases will aid in the prevention of these injuries, and induce developments in diagnosis and treatment.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı 1992-2005 yılları arasında bir el ve mikrocerrahi hastanesinde tedavi edilen yaralanmaların epidemiyolojik olarak değerlendirilmesidir. Çalışma planı: Tanımlayıcı tipte olan bu araştırmada retrospektif olarak izmir’de bir el ve mikrocerrahi hastanesinin 1992-2005 yıllarına ait kayıtları kullanılmıştır. Toplam 8,817 hastaya ait 8,946 yaralanma değerlendirilmiştir. Tanı verileri ICD-10’a göre yeniden kodlanmıştır. Tanılar kasıt, aktivite, yaralanma mekanizması, yaralanmaya neden eden olan/eşlik eden araç, kaza yeri gibi değişkenler Yaralanmalara Yol Açan Dış Nedenlerin Uluslararası Sınışaması (ICECI) ile sı- nışandırılmıştır. Sonuçlar: En sık görülen yaralanmalar el ve el bileği amputasyonları (32.3%), kırıkları (23.7%) ve açık yaralarıdır (19.9%). En çok erkekler yaralanmıştır; yaralanmaların %28’4’ü yaz aylarında gerçekleşmiştir. Aktiviteye göre yaralanmaların %76.3’ü iş, %10.4’ü ulaşım (trafik), %9.1’i karşı lığı ödenmeyen iş (ev) ve %3.8’i boş zamanlarda yapılan spor ve egzersiz sırasında gerçekleşmiştir. En sık bir makineyle çalışırken (%44.8) yaralanma meydana gelmiştir. Otuzbeş yaş altındakilerde, erkeklerde, izmir dışında oturanlarda ve SSK’lılarda el yaralanması görülme sıklığı di- ğerlerine göre daha yüksektir (p<0.001). El yaralanmaları açısından en riskli aktivitenin iş olduğu saptanmıştır. El yaralanması görülme sıklığı, endüstri ya da inşaat alanlarında 29 kat [%95 güven aralığı (GA) 16.36-50.40)] ticaretle ilgili yerlerde 50 kat (%95 GA 17.29-143.96) fazladır. Çıkarımlar: El yaralanmaları kalıcı sakatlığa yol açmaları ve tedavi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle önemlidir. Bu araştırma el yaralanmaları için birçok önemli risk faktörüne işaret etmiş, kaza tipleri, bildirilmeyen iş kazaları, çocuk işçiliği gibi konularda yapılacak araştırmalar için hipotezler oluşturulmasına katkıda bulunmuştur. Bu tür özelleşmiş hastanelere ait kayıtların ulusal kayıtlara dahil edilmesi, bu yaralanmaların önlenmesi çalışmalarına katkıda bulunacağı gibi, tanı ve tedavi açısından da gelişmelere yol açacaktır.