Journals / Adli Tıp Bülteni / 2021 / Cilt: 26 - Sayı: 2

Evaluation of Tooth Loss as a Permanent Mark on The Face: A Survey Study

Diş Kayıplarının Yüzde Sabit İz Olarak Değerlendirilmesi: Bir Anket Çalışması

Pages
92–100
DOI
—

Abstract

Objective: There are different opinions about whether tooth loss is accepted as a permanent mark on the face or not. The aim of this study is to contribute to the implementation partnership by determining the opinions about “whether the traumatic tooth loss is accepted as a permanent mark on the face or not” within the framework of the Turkish Penal Code. Methods: In the study, an informative text, containing different views, was presented to forensic medicine specialist, dentists and judiciary. Then, a questionnaire including their areas of expertise, their province, duration of experience, and their opinions on the subject was applied. The survey data were analyzed and evaluated through a statistical program. Results: A total of 162 people, including 103 forensic medicine specialists/residents, 38 lawyers and 21 dentists, participated in the survey. The 38.8% of forensic medicine specialists/residents, 90.5% of dentists and 34% of lawyers were working in three major cities (Istanbul, Ankara, Izmir). While 61.1% of the participants had 10 (-) years of experience, 38.5% had 11 (+) years of experience. While the forensic medicine specialists and residents were statistically significantly higher in the 10 (-) year experienced group, the majority of dentists had work experience of 11 years or more (p 0.05). The opinions expressed by the participants in writing were also grouped and presented according to their areas of expertise. Conclusion: Teeth losses can be restored in a way that can create an aesthetic appearance very close to the original with today’s dentistry possibilities. On the other hand, people have to live with unnatural teeth instead of their natural teeth or live with tooth loss without having their teeth restored. Different causes, such as fear, economic constraints, timelessness or inability to reach to the appropriate physician, appear to be barriers to treatment. It has been determined that the general approach is to evaluate the incurable tooth loss as permanent mark on the face.

Özet

Amaç: Diş kayıplarının yüzde sabit iz olarak kabul edilip edilmemesi konusunda farklı görüşler mevcuttur. Bu çalışmada; travmatik dişkayıplarının Türk Ceza Kanunu kapsamında, “yüzde sabit iz niteliğinde kabul edilip edilmemesi” hususundaki görüşleri belirleyerek uygulamaortaklığı sağlanmasına katkı sağlamak amaçlanmıştır.Yöntem: Çalışma, adli tıp uzmanı, diş hekimi ve yargı mensuplarına yönelik, belli başlı farklı görüşleri içeren bir bilgilendirme metnine ekolarak, kişilerin uzmanlık alanı, görev yaptıkları il ve deneyim süreleri ile benimsedikleri görüş ve gerekçesini içeren bir anket uygulanarakyapılmıştır. Anket verileri, bir istatistik programı aracılığı ile analiz edilip değerlendirilmiştir.Bulgular: Ankete, 103’ü adli tıp uzman/asistanı, 38’i hukukçu, 21’i diş hekimi olmak üzere toplam 162 kişi katılmıştır. Adli tıp uzman/asistanlarının %38,8’i, diş hekimlerinin %90,5’i, hukukçuların %34’ü üç büyük ilde (İstanbul, Ankara, İzmir) görev yapan profesyonellerdi.Katılımcıların %61,1’i 10 yıl ve daha az süreli deneyime sahip iken, %38,5’i 11 yıl ve daha uzun süreli deneyime sahipti. Adli tıp uzmanve asistanları grubunda 10 yıl ve daha az süreli deneyimli grup istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla iken, diş hekimlerininçoğunluğunun çalışma süresi 11 yıl ve üzerindeydi (p 0,05). Katılımcıların yazılı olarak belirttikleri görüşlerde uzmanlık alanlarına göre gruplandırılarak sunulmuştur.Sonuç: Diş kayıpları günümüz diş hekimliği olanakları ile aslına çok yakın estetik görünüm oluşturabilecek şekilde restore edilebilmektedir.Buna karşın kişiler doğal dişlerinin yerine doğal olmayan dişlerle yaşamlarını sürdürmek zorunda kalabilmekte veya dişlerini yaptırmayarak/yaptıramayarak diş kayıpları ile yaşamlarını sürdürmektedir. Korku, ekonomik kısıt, zamansızlık veya uygun hekime ulaşamamak gibi farklınedenler tedavinin önündeki engeller olarak gözükmektedir. Diş kayıplarının değerlendirilmesinde genel eğilimin tedavisi yapılamayan dişkayıplarının yüzde sabit iz olarak değerlendirilmesi yönünde olduğu saptanmıştır.