Journals / Bilig / Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi / 2009 / Sayı: 50
Eastern Narrative Traditions and the Identity of Turkish Cinema
- Issue
- 2009 · Sayı: 50
- Pages
- 131–152
- DOI
- —
Abstract
The aim of this study is to look into the cultural background of the narrative language used in Turkish Cinema. This background is made up of the relations between mentality, narrative traditions and art. The basis that determines the narrative tradition shaped throughout Turkish history is mainly characterized by oral and visual expression and does not depend on an illusionist understanding. This is largely caused by the nature of eastern or Islamic philosophy. The value of a film as an aesthetic and intellectual tool of expression depends primarily upon its sense of cultural belonging and identity and its ability to reflect this in a way that includes an intense intellectual dimension. Therefore, it can be argued that Turkish directors' preference for making (or not making) films based on the fundamental aspects of the art and philosophy produced in Turkish society remains as an important problematic concerning cultural belonging and identity.
Özet
Bu çalışmanın amacı, Türk sinemasının ürettiği filmlerde kullanılan anlatı dilinin kültürel arka-planını irdelemektir. Bu arka-planı, zihniyet, anlatı görenekleri ve sanat arasındaki ilişkiler oluşturmaktadır. Türklerin tarihsel birikimleriyle oluşturdukları anlatı göreneklerini belirleyen altyapı, daha çok söze ve seyirliğe dayalı dışavurum eğilimleri taşımakta ve genel olarak da yanılsamacı olmayan bir anlayışa dayanmaktadır. Bunda hem Doğu hem de İslam düşüncesinin görünen ve görünmeyen bir dizi etkimeleri vardır. Estetik ifade biçimi ve düşünsel dışavurum aracı olarak sinemasal bir çalışmanın değer kazanabilmesi, öncelikli olarak kültürel aidiyet taşıması ve bunu düşünce yoğunluklarını içerecek biçimde yansıtabilmesiyle mümkündür. Öyleyse Türk yönetmenlerin bu toplumun süreç içinde ürettiği sanat ve felsefenin kimi temel öğelerini çıkış noktası alan filmler yapma(ma)ları, kültürel aidiyet açısından oldukça önemli bir problematik olarak karşımızda durmaktadır