Journals / Bezmiâlem Science / 2016 / Cilt: 4 - Sayı: 1
Radioembolization Treatment for Liver Cancer
- Journal
- Bezmiâlem Science
- Pages
- 25–32
- DOI
- —
Abstract
Although curative treatment is surgery (resection/transplantation) and for small lesions ablative strategies, in primary liver carcinomas such as hepatocellular carcinoma and cholangiocellular carcinoma, palliative treatment is used for most of these patients because of lack of surgical options. These treatments are regional treatments such as transarterial chemoembolization, radiofrequency ablation, or microwave ablation and systemic treatments such as tyrosine kinase inhibitors. Surgery and chemotherapy are the main treatment options for metastatic liver tumors, particularly in colorectal tumors, although local treatment options are used for these patients. In recent years, transarterial radioembolization with yttrium-90 microsphere has emerged as a local treatment option in primary and metastatic liver tumors. The aim of this treatment is to provide an effective radiation dose distribution for the tumor in the liver tissue and to give the lowest dose in order to not harm the intact liver tissue. Radioembolization has proven to be as effective as other available palliative treatments in primary and secondary liver tumors and is a treatment method that is well tolerated. It has a risk for serious life-threatening complications, although this rate is low. Toxicity can be kept at a minimum with adequate technical and rigorous application in experienced hands and in accordance with multidisciplinarity. It is hoped that the effectiveness of radioembolization is further increased in the future by technological developments, researches on dosimetry, its use along with radiosensitizing agents, and various treatment combinations.
Özet
Hepatoselüler karsinom ve kolanjioselüler karsinom gibi primer karaciğer kanserlerinde öncelikli olarak küratif tedaviler (rezeksiyon, transplantasyon ve küçük lezyonlar için ablasyon yöntemleri) düşünülmekle birlikte bu hastaların çoğu tanı anında cerrahi şansına sahip olamadığından dolayı palyatif tedavi seçenekleri söz konusu olmaktadır. Bunlar transarteriyal kemoembolizasyon (TAKE), radyofrekans ablasyon (RF) ya da mikrodalga ablasyon gibi lokal tedaviler ile tirozin kinaz inhibitörleri gibi sistemik tedavilerdir. Kolorektal tümörler başta olmak üzere metastatik karaciğer tümörlerinde başlıca tedavi seçenekleri ise cerrahi ve kemoterapi olmakla birlikte lokal tedavi seçenekleri de uygulanmaktadır. Son yıllarda primer ve metastatik karaciğer tümörlerinin lokal tedavi seçenekleri arasında Yttrium-90 (Y-90) yüklü mikroküreler ile yapılan transarteriyal radyoembolizasyon yer almaktadır. Bu tedavinin amacı karaciğer içindeki tümörlü dokulara etkin bir radyasyon dozu dağılımını sağlamak ve bunu yaparken sağlam karaciğer dokusuna zararlı olmayan, en az dozu vermektir. Radyoembolizasyonun primer ve sekonder karaciğer tümörlerinde mevcut diğer palyatif tedaviler kadar etkin olduğu kanıtlanmış olup iyi tolere edilen bir tedavi yöntemidir. Komplikasyon oranları düşük olmakla birlikte yaşamı tehdit etme potansiyeli olan ciddi komplikasyonları da vardır. Deneyimli ellerde ve multidisipliner uyum içerisinde, yeterli teknik ve titiz bir uygulama ile toksisite minimumda tutulabilmektedir. Gelecekte teknolojik gelişmeler ile dozimetri konusundaki çalışmaların, radyosensitize eden ajanlar ile birlikte kullanımının ve çeşitli tedavi kombinasyonlarının radyoembolizasyonun etkinliğini daha da arttırması ümit edilmektedir.